Bahşiş ve yüzde konusunda son durum nedir?
Değerli okurlar, “bahşiş” veya “yüzde” olarak anılan ödemeler öteden beri ilgimi çeker. Çünkü bu ödemeler özellikle servis hizmeti veren garson ve benzeri kişilerin verdikleri hizmetten memnuniyetin bir göstergesidir.
Yurt dışında da yüzde uygulaması çok yaygın, ancak gözlemlediğim kadarıyla ülkemizdeki kadar yüksek bahşişler verilmiyor. Çoğu yerde hesapta yer almasa da kredi kartıyla tutar veya yüzde ifade edilerek bahşiş verildiğini gözlemliyorum.
Yunanistan’ı bu açıdan son yıllarda çok bozduğumuzu düşünüyorum.
Türklerin ilginç bir yönü daha var, hesaba yüzde 10 -15 gibi yüzde eklendiği durumlarda bile ekstra bahşiş verebiliyorlar. Bu dikkatsizlikten mi, yoksa “namım yürüsün” diye mi yapılıyor, bilmiyorum, anlayamıyorum. Bir kişinin bir daha hiçbir zaman gitmeyeceği veya gitse bile hatırlanmayacağı bir yere ekstra bahşiş vermesi bence rasyonel değil!
Yine ülkemizde çok rastladığım ilginç bir durum var, servisten hiç memnun olmadıkları halde yüklü miktarda bahşiş verenler oluyor.
Kadınlar olmasa bahşiş olayı çok daha abartılı hale gelebilir!
Bu konunun psikolojik ve sosyolojik açıdan incelenmesinin yararlı olacağını düşünüyorum.
Bundan 25 yıl önce de konuyla ilgilenmiş olmalıyım ki, sevgili meslektaşım/kardeşim Tarık Jamali ile birlikte kaleme aldığımız ve Yaklaşım Dergisinin Eylül 2000 tarihli sayısında yayımlanan bir makalede konuyu detaylı bir şekilde irdelemişiz.
Bugün bu yazıyı kaleme alırken konuya neden ilgi gösterdiğimi anladım. İşletmelerin yüzde, servis ücreti, masa ücreti, kuver ücreti ve benzeri adlar altında tahsil ettikleri tutarları çalışanlara aktarıp aktarmadıklarını merak ediyorum sanırım.
Sizlere tavsiyem, bahşiş verirken bu tutarların çalışanlara aktarılıp aktarılmadığına göre bahşiş miktarını belirlemenizdir.
Konuyla yeniden ilgilenmemi sağlayan gelişme 30 Ocak 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Fiyat Etiketi Yönetmeliğindeki değişiklik oldu.
Yayımlanan değişiklik Yönetmeliği ile 28/6/2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Fiyat Etiketi Yönetmeliğinin 8 inci maddesinin altıncı fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirildi:
“(6) Tarife ve fiyat listesinde gösterilen fiyatların dışında herhangi bir isim altında başka bir ücret alınması hâlinde, bunun tarife ve fiyat listesinde gösterilmesi zorunludur. Ancak lokanta, kafe, restoran, pastane ve benzeri yiyecek ve içecek hizmeti sunulan işyerlerinde, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun 51 inci maddesi hükmü saklı kalmak kaydıyla; tüketiciden servis ücreti, masa ücreti, kuver ücreti ve benzeri herhangi bir isim altında ilave ödeme talep edilemez.”
Yapılan düzenlemeye göre, 4857 sayılı İş Kanununun 51 inci maddesi hükmü saklı kalmak kaydıyla; tüketiciden servis ücreti, masa ücreti, kuver ücreti ve benzeri herhangi bir isim altında ilave ödeme talep edilemeyecek.
Bu düzenleme yayımlandığı gün olan 30 Ocak 2026 tarihinde yürürlüğe girdi.
Buna göre İş Kanunu’na göre “yüzde” usulü uygulanan mekanlar hariç tüketiciden servis ücreti, masa........
