menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Özgür Özel’in açıklamaları ve “kriz iletişimine” dair stratejiler

17 1
14.08.2025

Diğer

14 Ağustos 2025

CHP Genel Başkanı Özgür Özel

Özgür Özel’in açıklaması sonrası ortalık toz duman oldu. İktidara yakın isimler birbirine girdi, başsavcılık derhal soruşturma başlattı.

Böyle olması da çok normal. Çok acayip bir şey anlattı Özel.

İBB davasında tutuklu bir isim, iktidarla organik bağı ortada olan bir avukat tarafından kendine ulaşıldığını, tamamen kâğıt üzerinde kurgulanan birtakım iddiaları “itiraf” etmesinin istendiğini, bu da yetmezmiş gibi itirafların üstüne bir de 2 milyon dolar rüşvet verirse tahliye olabileceğinin söylendiğini öne sürüyordu.

Tutuklu bu iddiaları dile getirdiği bir şikâyet dilekçesi kaleme almış, Özel ve ekibi de bu dilekçeyi bir yerlerden ele geçirerek kamuoyuna açıklama kararı almıştı.

Şu sıralar hem markalar hem de kurumlar açısından “kriz iletişimi” meselesine merak saldım. Okuyorum, araştırıyorum.

Size de Özgür Bey’in bu açıklamasına ve açıklamanın duyurulmasına dair birtakım notlarımı “kriz iletişimi” perspektifinden aktarmak istedim.

Konu çok mühim ve görünen o ki kamuoyunda istenen etkiyi yarattı. Dolayısıyla sanki Özel açısından amaç hasıl olmuş durumda.

Peki, daha etkili bir şekilde anlatılabilir miydi… Gelin birlikte bakalım.

Zira, bu türden kriz durumlarında doğru adımları atmak sadece siyasiler açısından değil tüm kişiler, kurumlar ve markalar açısından da büyük önem taşıyor.

Özellikle siyasi açıklamalarda çok yapılan bir şey var: Bir açıklamaya dair tarih-saat vererek kamuoyunun o saatte dikkatinin söz konusu açıklama üzerinde toplanmasını sağlamak. Bu aynı zamanda rakibe korku vermek için de kullanılan bir yöntem, bir pazarlama stratejisi.

Lakin söz konusu Türkiye olduğunda kamuoyu üzerindeki etkisi bağlamında iki kez düşünmekte fayda var.

Biz iki günde bir ormanları yanan, birkaç ayda bir depremle sarsılan, en büyük şehrinin belediye başkanı hapse atılmış, neredeyse her gün bir gözaltına uyanan bir ülkeyiz. Şaşırma, “yuh”, “çüş”, “oha” gibi argo tepkilere başvurma eşiğimiz çok ama çok yüksek.

Eğer “Yarından sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” diyorsanız bundan çok emin olmanız gerekiyor. Bu topraklarda takvim yaprakları birer birer eskirken her şey eskisi gibi olmaya devam ediyor.

O nedenle önceden “tease” etmeye karar verdiğiniz içeriğin dozunu iyi ayarlamak, mesajların iddiasını “dizginlemek” gerekiyor.

Özgür Bey’in açıklamasından bir gece önce “Yarın Özel konuşacak, Erdoğan istifa edecek, erken seçime gidilecek” şeklinde sosyal medya paylaşımları gördüm.

Bu öyle bir çizgi ki, bir yerden sonra bu türden her paylaşım sizin vermek istediğiniz mesajı zayıflatmaya başlıyor. “Dağ fare doğurdu” duygusuna hizmet ediyor. İletişiminizi boşa çıkarıyor.

Yani ilk kural şu: Büyük mesajın........

© T24