Edit’lenmiş kanaatler ülkesi
Diğer
04 Ağustos 2025
Post-truth çağı diyoruz ya.
Hani işte doğrunun kıymeti kalmadı, artık yalanı yeteri kadar güçlü ve sık tekrarlarsak doğruya dönüşebiliyor… Filan…
Post-truth çağının da geride kaldığını düşünüyorum.
Zira bir şeyin “post”unun olması için iyi kötü bir doğruya ihtiyaç var.
Günümüzde artık bir şeyin doğru veya yanlış, yahut da doğruymuşçasına ortalığa yayılan yanlış olmasına filan gerek yok.
“Edit’lenmiş kanaatler” çağındayız artık.
Önemli olan herhangi bir konuda kaç kişinin ne düşündüğü.
Kanaat saçıyoruz kâinata.
Herkesin fikri var.
Ama şöyle fikri var: Yirmibeş saniye önce hiçbir fikrimizin olmadığı bir gönderinin altına Grok’u (X’in yapay zekâ modeli) etiketleyip “Grok nedir bu” diye soruyoruz… Grok’un yanıtını alır almaz hayatımızda ilk kez yirmibeş saniye önce akıl yürüttüğümüz bir konuyla ilgili gönderinin sahibine saydırmaya başlıyoruz.
Delilik.
Misal Fenerbahçe ve Galatasaray taraftarı kavga ediyor ya…
Fenerbahçe taraftarı da Ali Koç’cular ve Aziz Yıldırım’cılar olarak kavga ediyor.
Ali Koç’cular “Mourinho gitsin-Mourinho kalsın”cılar olarak kavga ediyor.
“Mourinho gitsin”ciler “Ali gelsin”cilerle “Veli gelsinciler” olarak kavga ediyor.
Toplu cinnet değilse nedir bu?
Siyasete bakalım bakalım.
AKP ile CHP kavga ediyor.
CHP’de Kemal’cilerle Özgür’cüler birbirini yiyor.
Özgür’cüler “Ekremci Özgürcüler” ve “Ekremci olmayan Özgürcüler” olarak kapışıyor.
Toplu bir cinnet hali…
Ve işin en acayip kısmı kimin aslında ne dediğini, neden bahsettiğini sükûnetle dinleyen yok.
Tartışmayı geçtim yan yana gelemiyorlar.
Bırakın AKP’liyle CHP’liyi, iki CHP kampı bir ekrana yahut Youtube kanalına çıkıp meramını anlatamıyor.
Her kanal “birisinin” kanalı.
Geçen hafta Selçuk Bayraktar ve ekibinin kurduğu Next Sosyal sosyal medya platformunun ne gibi eksikleri olduğunu, niye Selçuk Bey’e X’ten mesaj attıklarını kullandıkları altyapının sahibi Mastodon’a sordum.
Atla deve değil, iki e-postayla ulaştım, cevaplarımı aldım.
Ben yazdığımda konu üç gündür tartışılıyordu.
İlaç için bir kişi, bir gazeteci de Mastodon’a ulaşsın ve üç satır soruversin: Abi, n’oldu da Selçuk Bey’e X’ten mesaj attınız?
Bu kadar…
Ve bir acayiplik daha… Selçuk Bey, 4 Temmuz’da attığı tweet’te Mastodon altyapısı kullandığını X’e yazdığı mesajda paylaşmış. Evet, sonrasında siteye Mastodon’un adını koymadılar. Evet, lisans gereği kural olduğu halde kaynak kodları açık paylaşmadılar…
Zaten ben de bunun haberini yaptım ve kendisini eleştirdim.
Ama adamın bu bilgiyi açıkça paylaştığını haber içeriğinde vermemek; hadi iyi niyetli düşünelim, zahmet edip de yakın zamanda yazdığı twitlere bakmamak hangi........
© T24
