Bahçeli’nin önerisi niçin demokraside geri adım anlamına geliyor?
Diğer
21 Temmuz 2025
Gazeteci arkadaşım İsmail Saymaz birkaç ay önce MHP yöneticileriyle yapılan bir toplantıda Devlet Bahçeli’nin “Cumhurbaşkanı’nın iki yardımcısı olsun, biri Kürt diğeri Alevi olsun” önerisinde bulunduğunu yazdı.
Haberi MHP kaynakları yalanlamadı.
Bu cümledeki “Alevi” vurgusu ayrıca önemli ama ona sonra geleceğim.
Gelin bu öneriye bir bakalım.
Öncelikle Bahçeli’nin bu tür çıkışlarını bir tartışma zemini yaratma girişimi olarak okumak gerekiyor.
Nasıl ki, “Öcalan gelsin, Meclis’te konuşsun, örgütü feshetsin” dediğinde süreç Öcalan’ın fiilen Meclis’e gelmesiyle sonuçlanmadı ama bir tartışma açtı; burada da benzer bir yöntemle bir tartışma başlatmak istediğini anlıyoruz.
Lakin bu öneride bir değil, birden fazla sorunlu yön var.
Anlatayım.
Bahçeli siyaset teorisinde en genel anlamda “güç paylaşımı” (power sharing) olarak bilinen yönetim biçimine referans veriyor.
Çok kabaca devlette bazı makamların toplumdaki bazı dini veya etnik gruplara “kotalı” olması diyebiliriz.
İşte Irak ve Lübnan örnekleri hemen konuşuldu zaten. (Hiç de hayırlı örnekler değil tabii.)
“Güç paylaşımı” modelinin altında birden fazla biçim olabiliyor.
Bunlardan biri Türkçeye “eştoplumlaştırmacılık” olarak çevrilen ve siyaset bilimi literatüründe konsosasyonizm (Consociationalism) olarak kavramsallaştırılan biçim.
Kafanızı çok karıştırmamak adına şöyle özetleyeyim: Bu biçimler, etnik, dini ve dilsel farklılıkları nedeniyle doğrudan demokrasiyi becerememiş toplumların güç paylaşımını görece daha demokratik biçimlerde yapabilmesi için siyaset teorisyenleri tarafından tartışılan/önerilen modeller aslında.
Güç paylaşımının yine benzer bir diğer alt biçimi de “konfesyonizm” (Confessionalism) olarak biliniyor mesela.
Bu modelde ise özellikle dini unsurların siyasette gözetildiği, mezhepler yahut dinler arasında bir tür pozitif ayrımcılık uygulanarak bu grupların siyasete dahil edildiği bir demokrasi biçimi söz konusu.
Tüm bu kavramların babası olarak Arend Lijphart isimli siyaset bilimci biliniyor. Neyse, daha fazla siyaset teorisinin derinlerine gitmeyelim.
Burada önemli olan nokta bu teorilerin bölünmüş, parçalanmış yani bir arada yaşama pratiğini geliştirememiş toplumlar için geliştirilmiş olması.
Yani siyasetbilimciler oturmuş, düşünmüş taşınmış........
© T24
