menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

9 maddede Gülistan Doku soruşturması

29 0
27.04.2026

Bir dizi izliyorum şu aralar.  İsmi “Mare of Easttown”. Kate Winslet başrolde döktürüyor. Bir polisiye ama dramatik yanı da güçlü. En etkileyici yanı da hayata tutunmaya çalışan insanların, en çok da kadınların hikayesini anlatması.

Evlatları için çırpınan, onları korumak için her şeyi göze alan kadınlar var dizide. Yorgun ama yılgın olmayan kadınlar. Toplumu saran çürümeye meydan okuyorlar. İsyan ediyorlar. İnat ediyorlar.

Tıpkı Gülistan’ın ablası Aygül Doku gibi. Dimdik, belli ki yorgun ama kararlı bir inatla kardeşinin katillerinin peşine düşen Aygül Hanım’ı izlerken dişlerimi sıkıyorum. “Uyandırmaya kıyamadığım” diye bahsediyor, mezar yerini bile bilmediği kardeşinden. “Bize yardım ettiğini sandğım insanlar meğer katillermiş” dediğinde uyuşuyor zihnim.

Gülistan Doku 5 Ocak 2020’de kayıplara karıştı ve bir intihar vakası olarak geçti kayıtlara. Şimdi dosyası yeniden açıldı ve bu kez güçlü deliller var. Konuyla ilgili çok sayıda haber yapıldı, yapılıyor. İstedim ki, bu haberlerde bahsi geçen delilleri derli toplu listeleyeyim. Haberlerde parça parça okuyunca güçlünün nasıl bir küstahlıkla hareket ettiğini tam anlamıyoruz çünkü. Bir arada okuyunca insan ne yapacağını, ne diyeceğini şaşırıyor.

SIM kart meselesi

Soruşturmanın en acayip aşamalarından biri bu SIM kart meselesi. Şöyle: Gülistan kaybolduktan bir süre sonra ablası Aygül Doku “Yahu,” diyor “Biz Gülistan’ın SIM kartını bir telefon bayisine gidip niçin çıkartmıyoruz? Belki içinden bir delil çıkar.” Kart annelerinin üstüne olduğu için rahatça çıkarıyorlar. Yine ablasının verdiği bilgiye göre kartı çıkarır çıkarmaz valilikten kendilerine ulaşıyorlar: “Siz ne yaptınız?” diyerek… Vali aileyi makamına çağırıyor ve kartı istiyor. Gerekçesi; “Siz şimdi çok beklersiniz savcılıkta kartın incelenmesi için. Bana verin, biz süreci hızlandıralım.” Ne bir resmi tutanak tutuluyor ne başka bir şey. Sadece sonradan abla savcılığa dilekçe veriyor, “Ben SIM kartı teslim ettim” diye.

Gülistan’ın SIM kartı Ankara’dan baz veriyor

SIM kart valiye teslim edildikten sonra Gülistan’ın telefonu Ankara’dan baz veriyor. Zaten bugün soruşturmayı yürüten Tunceli Başsavcısı da bu soruşturmada dikkatini ilk çeken şeyin Gülistan’ın telefonunun kaybolduktan üç gün sonra Ankara’dan baz vermesi olduğunu söylüyor.  Soruşturma derinleşince anlaşılıyor ki, SIM kart Ankara’da meslekten ihraç edilmiş bir polise verilmiş. Savcılığa haber bile verilmeden. SIM kartı alan kişi de telefonu açtıktan sonra “Şifremi unuttum” seçeneğini kullanarak Gülistan’ın sosyal medya hesaplarına ulaşmış ve Gülistan’ın hesabından iki hesabı engellemiş. Bu engelleme kısmını valinin savcılık sorgusunda sorulan sorulardan anlıyoruz. Sonrasında bu kişi telefonu uçak moduna almış ve savcılığın tahminine göre toplamda üç saat boyunca veri transferi yapmış. Ayrıca Whatsapp gibi uygulamalardan verilerin bu işlemler esnasında bilerek silinerek bir anlamda temizlik yapıldığı değerlendiriliyor.

Validen SIM kartı kullanan kişiye 30 bin TL

Şu an tutuklu durumdaki eski Tunceli Valisi, SIM kartı gönderdiği kişiye kartın Ankara’da baz vermesinden bir ay sonra 5 bin TL göndermiş. 7 Şubat 2020 tarihinden söz ediyoruz. Asgari ücret 2300 küsur lira. Bugünle kıyaslasak 100 bin lira civarı bir para demek bu. Bir ay sonra bir o kadar daha göndermiş. 1,5 sene sonra Kasım 2021’de bu defa 20 bin lira göndermiş. Kaba hesap bugünün parasıyla 500 bin lira gitmiş SIM kartın üzerinde işlemler yapan bu insana.

Hastane kayıtlarının silinmesi

Tutuklananlar arasında bir başhekim de var. Tunceli Devlet Hastanesi’nin o........

© T24