menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ufukta “yeni” gözükürken düşündüklerim…

17 0
29.05.2026

Ahmet Taner Kışlalı derdi ki: “Kemalizm geçmişin bekçiliği değil, geleceğin öncülüğüdür.” Onun gözünde Kemalizm, durağan bir ideoloji değil, “sürekli devrim” demekti; yani yeni koşullara ve yeni dünyaya uyum sağlayarak eskinin erdemlerini tutmak, yeninin ruhunu katmaktır. Ben bu sözü her bilinç evremde farklı algıladım ama bugün, galiba ne demek istediğini çok daha iyi anlıyorum.

Çünkü bugün, bizleri ulusal veya küresel alanda yönetenlerin; etik ve ahlaki değerlerden uzak, çürümüş siyasetinin son perdesine yaklaştığımız bir döneme girdik. Bugüne kadar insanlık olarak büyük bir illüzyona tanıklık ettik: Siyasi, dini veya askeri güçler, bizleri güya “koruma” kisvesi altında aslında kendi bireysel çıkarları için kontrol ettiler. Ve bu sahte koruma anlayışı, dünyaya sadece büyük yıkımlar getirdi.

Peki, bu çürümüşlüğün karşısında gerçek anlamda “korumak” ve “geleceğin öncüsü olmak” ne anlama gelir? Mesela Atatürk, neden “Ne mutlu Türk olana” değil de “Ne mutlu Türküm diyene” dedi? O, hangi........

© T24