menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Cape Town’da albino bir sincap: Liyakat ve adalet

11 0
05.06.2026

Cape Town’da Company’s Garden’da yürürken ağaçların arasında parkın insanlara alışkın, meşhur sincaplarını görmemek mümkün değil. Bu arada parkın adı da başlı başına ironik: Company’s Garden, yani “şirketin bahçesi”. Bugün şehrin ortasında sincapların dolaştığı bu nispeten turistik yeşil alan, Dutch East India Company tarafından kurulmuş, Güney Afrika’nın kolonyal geçmişini hatırlatan bir mekan: düzenlenmiş, sınırları çizilmiş, kimin nereye erişeceği tarih boyunca güç ilişkileriyle belirlenmiş… Güney Afrika’da toprak, emek, renk ve aidiyet üzerine konuşmak için iyi bir sembolik başlangıç.

Bahçede bir sincap dikkat çekiciydi, bembeyaz, albino bir sincap. Diğer sincaplar ona pek yaklaşmıyor, bazen de onu açıkça dışlıyor gibiydi. Hayvan davranışından doğrudan siyaset teorisi çıkarılmaz ama insan yine de düşünmeden edemiyor: Farklı olanı dışlamak ne kadar kolay. Bir canlıyı, yalnızca rengine, görünüşüne, kalabalıktan ayrılan yanına bakarak kenara itmek ne kadar tanıdık.

Güney Afrika’da bu sahne daha da ağır bir anlam kazanıyor. Çünkü bu ülke, yakın tarihin en kurumsallaşmış dışlama rejimlerinden birini yaşadı. Apartheid yalnızca kötü bir siyasi dönem değildi; insanları doğdukları renge göre sınıflandıran, nerede yaşayacaklarını, nerede okuyacaklarını, hangi işe girebileceklerini, kiminle aynı mekânı paylaşabileceklerini belirleyen bir sistemdi. Yani dışlama, bireysel önyargı değil, devlet politikasıydı. Bu nedenle Güney Afrika’da eşitlik meselesi soyut bir tartışma değil. Burada “herkes aynı çizgiden başlasın” demek, geçmişin derin eşitsizliklerini görmezden gelme riski taşıyor. Çünkü herkes aynı çizgiden başlamamış. Bazıları okula, mülkiyete, sermayeye, güvenli mahallelere, iyi ağlara ve iyi işlere kuşaklar boyunca daha kolay erişirken diğerleri bütün bu kaynaklardan sistematik olarak uzak tutulmuş.

Bu gerçeği teslim etmeden Güney Afrika’nın pozitif ayrımcılık politikalarını eleştirmek kolaycılık olur, evet, ama ya tarihsel adaletsizliği düzeltmek için kurulan mekanizmalar, yeni bir adaletsizlik üretmeye başlarsa?

Güney Afrika’nın Broad-Based Black Economic Empowerment, yani B-BBEE sistemi, apartheid sonrası dönemin en önemli dönüşüm araçlarından biri olarak tasarlanmıştı. Amaç: siyah Güney Afrikalıların ekonomiye daha güçlü katılması, şirket sahipliğinde, yönetimde, tedarik zincirlerinde ve istihdamda daha fazla temsil edilmesiydi. Kâğıt........

© T24