menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kan kırmızısı sahnede Sarı Zarflar

20 0
05.04.2026

Film içinde tiyatro izlediğimiz Sarı Zarflar’ın açılış sahnesinde, Derya kocasının yazıp yönettiği bir oyunun başrolünde. Kafeslere kapatılmış insanlar, toplumsal sıkışmışlığımızın metaforu. Shakespeare’in dediği gibi hayat bir sahne, bizler ise farklı rollere bürünen oyuncularız. Kuralları belirlenmiş ve replikleri yazılmış oyunda, hangimiz kafesten çıkabilir ki? Derya’nın sessiz çığlığı ve kan kırmızısı dekor, özgürlüğün bir hayal olduğunu vurgular.

Şehirler de birer tiyatro oyuncusu. İstanbul rolünde Hamburg, Ankara rolünde Berlin’i izlemek çok yaratıcı. Globalleşmeyle birlikte şehirlerin birbirine geçtiğini resmediyor. Sarı Zarflar, Hamburg yerine İstanbul’da çekilmiş olsaydı, izlediğimiz şehrin kendisi değil, temsili olurdu. İçinde birçok şehir barındıran İstanbul, kadraja sığamayacak kadar çok katmanlı.  

Yönetmen İlker Çatak, Almanya ve Türkiye’deki şehirleri eşleştirerek iki toplumdaki baskıyı ve sansürü eleştirmiş. Yönetmen, senaryo yazarı ve akademisyen Aziz’in (Tansu Biçer) sesi susturulur. Otoriter rejimleri eleştiren oyunu ise devlet tiyatrosundan kaldırılır. Sanatçıların ve hocaların haksız yere işten çıkarıldığını gösteren film, bize “özgür” ve “uygar” Batı hayali kurdurmaz.

Aziz’in öğrencilerini protestolara........

© T24