menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Vergi harcamaları ve uzlaşma üzerinden yürüyen yanlış tartışma

21 0
17.04.2026

Son dönemde, istisna veya muafiyet yoluyla alınmayan ve teknik olarak “vergi harcaması” olarak ifade edilen vergiler sıkça gündeme geliyor. Bunun yanında ciddi bir kavram kargaşası da var. Uzlaşma yoluyla silindiği iddia edilen vergi ve cezalar da yoğun şekilde tartışılıyor.

Algı itibarıyla toplumda bir kesimin korunup kollandığı düşüncesi oluşuyor. Bu da kamuoyunda rahatsızlık yaratıyor, hatta toplumun önemli bir kesimini tahrik ediyor.

Önce vergi harcaması meselesinden başlayalım. Hemen hemen tüm vergi kanunlarında; mükellef, matrah ve oran gibi temel unsurlar belirlendikten sonra muafiyet ve istisnalar sıralanır.

Vergi muafiyeti, bazı kişi veya kurumların vergi dışı bırakılmasıdır. Vergi istisnası ise bazı konuların vergi kapsamı dışında tutulması anlamına gelir.

2026 yılında vergi harcaması tutarı 3 trilyon 597 milyar TL olarak bütçe kanunu ekinde yer almaktadır. Yani devlet bu tutarı almaktan vazgeçmektedir. Peki bu, birilerinin cebini doldurmak anlamına mı geliyor? Asıl soru bu.

Bu tutarın yaklaşık dörtte biri, asgari ücretten alınmayan gelir vergisi ve damga vergisinden oluşmaktadır. Dolayısıyla ortada bir “koruma” varsa, bu doğrudan asgari ücretliye yöneliktir. Buna da kamuoyunda kimsenin itiraz edeceğini sanmıyorum.

Engellilerin ÖTV’siz araç alımı da bir vergi harcamasıdır. Sosyal boyutu itibarıyla buna da itiraz edilmez.

Esnaf muaflığı, genç girişimci istisnası, bazı ücret istisnaları… Bu örnekleri çoğaltmak mümkün. Bunlar zaten olması gereken düzenlemelerdir.

Bunun yanında teknik olarak istisna olması gereken durumlar da vardır. Örneğin KDV Kanunu’na göre ithalat KDV’ye tabidir, ihracat ise istisnadır ve duruma göre iade edilir. OECD ülkelerinde “varış ülkesinde vergilendirme” prensibi geçerlidir. Yani hem ithalattan hem ihracattan KDV alamazsınız. İhracatı istisna tutmak zorundasınız.

Kurumlar Vergisi Kanunu’ndaki iştirak kazançları istisnası da mükerrer vergilemeyi önlemek için zorunlu bir düzenlemedir.

Bir de teşvik amaçlı istisnalar var. Tartışmaya açık alan biraz........

© Sözcü