Akın Gürlek’e açık mektubumdur
“Sayın Gürlek gerçi hiç tanışmadık, el sıkışmadık ama sizinle uzun saatler boyunca yüz yüze gelmişliğimiz var. Hem de birkaç kez!
Siz İstanbul’da Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı, ben ise sanıktım. Suçum(!) Fetö örgütü üyesi olmamakla birlikte örgüte yazılarımla destek vermekti. Siz sordunuz ben yanıt verdim, kendimi savundum. Sonuçta bana 3 yıl 6 ay 15 gün hapis cezası verdiniz. Yargıtay bu kararınızı oybirliği ile “esastan” bozdu, yok hükmündedir dedi.
Aradan geçen süre içerisinde meslekte yükselişiniz hızla devam etti. Artık siyasete iyice bulaşmıştınız. İstanbul Başsavcısı oldunuz ve Türkiye’yi ayağa kaldıran soruşturmalar ve tutuklamalar başlattınız... Ve sonunda Adalet Bakanı oldunuz. Nazar değmesin inşallah!
Akın Bey, dünyanın neresinde olursan ol, böylesine kısa bir sürede böylesine bir yükseliş sergileyen bir hukuk adamı kamuoyunun tepkisini mıknatıs gibi üzerine çeker. Hakkında her şey yazılıp söylenir ve birtakım konularda hesap vermesi istenir. Siz şimdi aynen bu durumdasınız.
Şimdi Türk yargısının attığı ve atacağı her adımdan, vereceği her karardan bundan sonra siz sorumlusunuz.
Sayın Akın Bey, bazı konularda hesap vermeniz isteniyor. Özgür Özel bu konuları gündeme getirdi. Mal varlığınızda normal olmayan bazı artışlar olduğunu iddia etti. Eşinizle birlikte ömür boyu çalışsanız bile böylesine bir mal varlığına ulaşmanızın söz konusu olmayacağını vurguladı.
Bazı tapu belgeleri açıkladı. Dahası var, sizi mahkemeye vereceğini bildirdi. Mahkemede sizinle ilgili taşınmaz ve........
