Hayat neye benzeseydi güzel olurdu?
Adını vermiş kitabına benim sevgili kardeşim Ömer Duran. Hıncal ağabeyin (Uluç) rahleyi tedrisatının verdiği bir alışkanlıktır. Benim arkadaşlarım olmaya hak kazanmışlar ne yaparlarsa güzel yaparlar. Çünkü ben onları bu ayırt edici özellikleri nedeniyle arkadaş bellemişimdir. Tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu Duran'ın durup dururken çok yönlü sanatçı olmadığını kitabın ilk satırlarından anlamaya başlıyoruz. Yaşanmışlıkların zenginliği ile bezenmiş anekdotlar Duran'ın altyapısını bezeyen kaldırım taşları. Her birinden sağlam bir öykü çıkarabilir insan. Duran aynen öyle yapmış ve her biri kendi içinde dramatik yapısı sağlam öyküler oluşturarak bezemiş sunumunu. Üç bölüme ayırdığı kitabının ‘İlYAS’ adlı ilk bölümünde kurgusal bilge arkadaşı İlyas'la, yani kendisiyle nehir söyleşi yapıyor ki keyfinden geçilmez bir muhabbet. Malum ‘nehir söyleşi’ toplumda iz bırakmış, alanında uzman veya merak uyandıran kişilerle uzun soluklu, derinlemesine yapılan soru-cevap odaklı........
