menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

KÖZLER BİRBİRİNİ YAKINCA

6 0
10.06.2026

Bazı savaşlar meydanlarda başlamaz. Ne topların gürültüsü vardır o bozgunlarda ne de kılıçların şakırtısı… Bazı savaşlar, sessizce bir kalbin içinde başlar. Bir zamanlar aynı sofrada ekmeğini bölüşenlerin, aynı yolda omuz omuza yürüyenlerin, aynı hayale adanmışların arasında…

Önce bir kırgınlık düşer yüreğe. Sonra sinsice bir şüphe… Ardından aşılmaz bir mesafe… Ve gün gelir, kardeş kardeşin yüzüne bakarken artık kendisini değil, alt etmesi gereken rakibini görmeye başlar.

İnsanlık tarihi bu trajediyi çok iyi bilir. Habil ile Kabil’in hikayesini… İlk ayrılığın, ilk kırgınlığın, ilk kardeş kavgasının kadim öyküsünü… Çünkü yeryüzünde ilk ölüm bir bedende değil, önce bir kardeşliğin kalbinde gerçekleşmiştir.

O gün ölen yalnızca Habil değildi; güven öldü, birlik öldü. Aynı kökten beslenenlerin birbirine duyduğu o masumiyet öldü. Ve o günden beri insanlık, aynı döngüyü farklı isimlerle, farklı dekorlarda tekrar edip duruyor. Bugün de… Bazen bir ailede, bazen bir dostlukta, bazen de milyonların gözünü diktiği bir siyasi hareketin tam merkezinde.

Cumhuriyet Halk Partisi… Bir parti olmanın ötesinde, yüz yılı aşan kurumsal hafızasıyla, kuruluşun ve kurtuluşun harcıyla karılmış, milyonların umudunu ve özlemlerini taşıyan bir "Baba Ocağı."

O ocağın duvarları tarihi seçimler gördü, ağır yenilgiler atlattı, büyük zaferler tattı. Ama en çok da insanların fırtınalı zamanlarda birbirine tutunmasını gördü. Çünkü biliyoruz ki, asırlık yapıları ayakta tutan şey harç veya beton değildir; insandır, sarsılmaz bir güvendir, köklü bir yoldaşlıktır.

Fakat tarih bize acı bir gerçeği de miras bırakır. Hiçbir büyük ocak, dışarıdan gelen rüzgarlarla kolay kolay yıkılmaz. Asıl yıkım, içeride başlayan gizli çatlaklarla gelir. Düşman kapıyı dışarıdan zorlar ama o kapının kilidini çoğu zaman içerideki kırgınlıklar açar.

Son yıllarda........

© Sonsöz