BAKTIĞIN BENİM GÖRDÜĞÜN SENSİN
Ankara’da Ergazilerimizin polis barikatıyla karşı karşıya kaldığı, görevli polisin ise vicdanına yenilip gözyaşı döktüğü o an; sadece bir güvenlik olayı değil, bu ülkenin ortak vicdanında açılan derin bir yaradır. Bizi yaralayan barikatın demiri değil, o barikatı kurduran anlayış ve sapı bizden olan baltanın acısıdır.
Ağaç baltaya demiş ki: “Ben senin beni kestiğine değil, sapının benden olmasına üzülüyorum.”
Bazı sözler vardır, insan okur ve geçer. Bazıları vardır, insanın içine işler. Bazılarıysa vardır ki yıllar sonra, yaşanan bir acının tam ortasında yeniden doğar ve insana hiç beklemediği bir yerden dokunur. Bu söz de onlardan biri. Çünkü insanı her zaman darbenin kendisi yaralamaz; bazen asıl yara, o darbeyi vuran gücün sapının kendi ağacından çıktığını fark ettiği anda açılır.
Ankara sokaklarında, Bilkent Gazi Rehabilitasyon Merkezi önünde ve Güvenpark’ta gördüğümüz manzaranın içimizde bıraktığı acı… Aynı toprağın çocukları, aynı bayrağın altında yaşayan insanlar, aynı ülkenin evlatları karşı karşıya... Bir tarafta bu vatan için gövdesini siper etmiş, organını, sağlığını, kanını vermiş bir gazi; diğer tarafta emrin, görevin ve üniformanın içinde sıkışmış, gözleri dolan, vicdanı çelik kalkanlara sığmayan bir polis. Ve ikisinin arasında soğuk, sessiz, ağır bir barikat.
Biz ne zaman birbirimizin karşısına geçtik? O barikata........
