menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ülkesi bombalanırken göbek atanlar

22 0
05.03.2026

Sizin de midenizi bulandırıyorlar, değil mi? Bir elde şahlık dönemi İran bayrağı, öteki elde ABD ya da İsrail bayrağı, terk ettikleri ülke bombalanırken tuttukları takım şampiyon olmuş gibi coşkuyla kutlama yapıyor, birbirlerine tatlı ikram ediyor, Instagram’da story üstüne story paylaşıyorlar.

Politik eğiliminiz, ideolojiniz, yaşam deneyiminiz ne olursa olsun bu insanlarda bozuk bir şey olduğunu düşünürsünüz.

Kimi, insana böylesi bir alçalmayı yakıştıramadığından olsa gerek, tüm bu görüntülerin yapay zekâ yoluyla Mossad imalatı olduğunu iddia ediyor. Bir kısmı kesinlikle öyle, aşağıda değineceğiz. Ama Los Angeles’ta, New York Times Meydanı’nda, Türkiye’de Vadi İstanbul’da çekilen kutlama görüntüleri gerçek. O kadar insanın hepsi Mossad ajanı olamayacağına göre, en fazla terk ettikleri ülke hakkında böyle hissedecek biçimde manipüle edildiklerini düşünebiliriz.

Ama manipülasyon “programlama” değildir. İnsanlara onların maddi yaşantısında zemini olmayan duygu ve düşünceler enjekte edilemez. Dolayısıyla bu görüntüler sadece iğrenç değil aynı zamanda ibret verici ve tartışılmayı hak ediyor.

Mollaların çaldığı İran Devrimi, en önemli diğer unsuru komünistler olan büyük bir halk ayaklanmasıydı. Ayaklanma, ülkeyi ABD emperyalizminin bir uydusu gibi yöneten işbirlikçi Şahlığı devirmişti. Bu işbirlikçiliğin başlıca meselesi İran petrolünün peşkeş çekilmesiydi: 1973 kriziyle akaryakıt fiyatları iki buçuk katına çıkmış, petrol sıvı altına dönüşmüştü ama İran’ın zenginliğinden aslan payını emperyalizm alıyor, dökülenlerden dar bir işbirlikçi rantiye sınıf besleniyor, halk ise yoksullukla boğuşuyordu.

Bu tezgâh ta 1953’te kurulmuştu: Petrolü devletleştiren, toprak vergisi getiren, sosyal güvenlik sistemi kuran, yani burjuva demokratik reformlar yapan ve Şahlık kurumunu da sorgulanır hale getiren Başbakan Muhammed Musaddık 19 Ağustos 1953’te, iki ABD Başkanı çıkartmış Roosevelt ailesine mensup CIA ajanı Kermit Roosevelt tarafından planlanan bir darbeyle devrilmişti. Bu darbe ile Şahlık da, emperyalist egemenlik de konsolide edilmişti.

Darbeye giden yolda emperyalistlerin temel argümanı, devletleştirilen petrol sektörü varlıklarının British Petrol malı, dolayısıyla İran’ın ihraç ettiği petrolün de çalıntı olduğuydu. Öyle ki, devletleştirmenin ardından yaşanan Abadan Krizi’nde İngiliz donanması İran petrolü taşıyan bir İtalya tankerine el koymuş, devamının geleceği korkusu İran petrolünü ihraç edilemez hale getirmişti.

ABD emperyalizminin bir önceki haydutluğu olan Venezuela saldırısını meşrulaştırılmak için kullanılan demagojiye bakın, bire bir aynı argümanların kullanıldığını görürsünüz. Trump, defalarca, Venezuela’daki petrol tesislerinin ABD malı olduğunu ve Bolivarcı Devrimin bunlara “çöktüğünü” iddia etmişti.1

Lafı uzattım, çünkü benzer ekonomi-politik arka planlar benzer politik sonuçlar üretiyor ve buradan çıkartılacak dersler var.

Bugün ABD ve Şahlık bayrakları sallayarak kutlama yapan İran asıllıların çoğu 1979’da devrilen Şah Muhammed Rızâ Pehlevî’nin iktidar döneminde işbirlikçilikten beslenen, ülkelerinin zenginliği çalınırken dökülenleri toplayarak servet biriktiren rantiye sınıfın çocukları ve torunları. “Ülkemiz ne güzeldi, ailemiz ne zengindi, barbar Mollalar her şeyi mahvetti” öyküleriyle büyütüldüler ve “güzel olan neydi?” sorusuna yanıt olarak kaçtıkları ülkelerdeki en arsız zenginlik biçimleri gösterilip “bunlardan bizde de vardı” denildi.

Bu yüzden kutlama videolarındaki tiplerin çoğu Instagram fenomenlerine benziyor. Kişiliksizce parçası olmaya çalıştıkları emperyalist kültürün en yoz görüntülerini yansıtıyorlar; çünkü ne kadar asimile olup “beyazlaşırlarsa” özendikleri Batı tarafından o kadar kabul göreceklerini ve eşit davranılacaklarını düşünüyorlar. Hayatları boyunca ülkelerine dair kendi öznelliklerine dayalı bir umutları olmadı. Kaybettikleri ayrıcalıklarını tekrar kazanmak için mollaların devrilmesini istediler ama bu uğurda, hayatları şöyle dursun, konforlarını dahi tehlikeye atmadılar; sadece Musaddık’a karşı yapılan darbede olduğu gibi, emperyalist sistemin kanlı çarklarının işleyişinin kendileri açısından böyle bir güzel sonuç yaratmasını arzuladılar. Şimdi bu sonuç olası hale geldi ve hissettikleri esrik coşkuyla, sahip oldukları son onur kırıntısını da yitirdiler; ülkelerinde kız çocukları bombalarla katledilirken göbek atıyorlar.

Ve iğrenç görünüyorlar, çünkü yurttaşından üstün olmak için, kendi yurdunda ayrıcalıklı olmak için güçlü yabancılara yamanmak iğrenç bir şeydir.

Benzer maddi durumlar benzer politik sonuçlar doğurur demiştik. ABD ordusu Venezuela devlet başkanı Maduro ve eşini kaçırdığında da, Bolivarcı Devrim’den sonra ülkelerini terk etmiş Venezuelalılar benzer eylemler yapmıştı. Ne var ki, muzaffer geri dönüş hayalleri kısa........

© soL