menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kanada Başbakanı’nın derdi…

36 9
22.01.2026

Geçen haftaki yazımızda 20. yüzyılın ikinci yarısında oluşturulmuş olan ulusal ve uluslararası kurumların, merkezinde ABD hegemonyasının durduğu emperyalist ittifak sistemine ait olduğunu, Sovyetler Birliği’nin yarattığı sosyalizm tehdidine karşı emperyalizmi korumak için kurulduğunu tartışmıştık.

Kanada Başbakanı Carney eksik olmasın, emperyalistlerin küresel tartışma platformu olan Davos’ta saptamalarımızı doğrulamış. Müsaadenizle, uzun uzun alıntılayacağım.

Kanada gibi ülkeler on yıllar boyunca kurallara dayalı uluslararası düzen dediğimiz koşularda zenginleşti. Kurumlarına katıldık, ilkelerini övdük, öngörülebilirliğinden faydalandık. Ve bu sayede, onun koruması altında değerlere dayalı dış politikalar izleyebildik.

Bu uluslararası kurallara dayalı düzenin hikayesinin kısmen uydurma olduğunu, en muktedir olanların işlerine öyle geldiğinde kendilerini kurallardan muaf tutacağını, ticaret kurallarının asimetrik uygulandığını ve uluslararası hukukun, zanlı veya mağdurun kimliğine bağlı olarak değişen bir titizlikle uygulandığını biliyorduk.

Bu hikâye faydalıydı ve özellikle Amerikan hegemonyası, kamu malları, açık deniz yolları, istikrarlı bir finansal sistem, ortak güvenlik ve anlaşmazlıkları çözmek için çerçeveler sağlamaya yardımcı oluyordu.

Bu yüzden pencereye tabelayı astık. Ritüellere katıldık ve söylem ile gerçeklik arasındaki boşlukları dile getirmekten büyük ölçüde kaçındık.

Bu uzlaşı artık işlemiyor.

Açık konuşayım. Bir geçiş değil, bir kopuş dönemindeyiz.

Son yirmi yılda, finans, sağlık, enerji ve jeopolitik alanlarındaki bir dizi kriz, küresel aşırı entegrasyonun risklerini açıkça ortaya koydu. Ancak son zamanlarda büyük güçler, ekonomik entegrasyonu silah olarak, gümrük vergilerini kaldıraç olarak, finansal altyapıyı baskı aracı olarak, tedarik zincirlerini ise istismar edilecek zaaflar olarak kullanmaya başladılar.1

Bu satırları aklını başına toplayan birinin samimi özeleştirisi falan zannetmeyin. Şimdi Kanada Başbakanı olan Mark Carney 2008-2013 yılları arasında Kanada Merkez Bankası Başkanı, 2013-2020 yılları arasında ise İngiltere Merkez Bankası Başkanıydı. Yani bugün emperyalist kurumlar sisteminin işlememesinden yakınan adam o sistemin başkomutanlarından biriydi. İngiltere Merkez Bankası Başkanıyken, yapay zekâ ve diğer teknolojik ilerlemelerin yaratacağı işsizlikle komünizm tehdidinin yükseleceği yönünde uyarılarda bulunuyordu.

Yukarıda uzunca alıntıladığım........

© soL