menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Türkiye yüz yıl sonra tekrar savaşa sürüklenecek mi?

39 0
04.04.2026

Türkiye 1. Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı sonrası topyekûn bir savaş görmedi. Bu büyük bir refah duygusu yarattı. Evinin üzerinden geçen cismin sesinden füze mi, SİHA mı olduğunu anlayacak deneyime sahip olmamanın keyfini sürüyoruz hala.

Bu refah halkımızın savaşa karşı reflekslerini de köreltti, siyasi sorumluluğunu azalttı.

“Yok ya bize bir şey olmaz” sanrısı çok yaygın. Savaştan tedirgin olanlar bile bombalanmanın, savaş kıtlığının, biner biner ceset gömmenin nasıl bir şey olduğunu hayal edemiyorlar.

Geçen gün Oğuz Oyan Hoca yazmış, “Çok alametler belirdi” diye. 

Gerçekten Türkiye’nin sermaye sınıfının aymazlığı ile bir emperyalist paylaşım savaşına sürüklendiğine ilişkin çok belirti birikti.

Avrupa’nın emperyalist devletleri Rusya’ya karşı bir savaşa hazırlandıklarını saklamıyorlar bir süredir. NATO ilk kurulduğunda olduğu gibi bir terör örgütü olmayı sürdürüyor tabi, ama karakterine bir emperyalist paylaşım savaşının silahlı gücü olmak eklendi. 

Avrupa ülkelerinde nasıl savaş propagandası yapıldığını, askere alma rejiminin değiştirildiğini, silah sanayisine yatırım yapıldığını, savaş planlarının çıkarıldığını daha önce yazmıştık, okuyucu daha ayrıntılı bilgi için bu yazıya bakabilir. 

Rusya’nın Avrupa devletlerine saldırmak gibi bir planı olmadığı halde neden bir Rusya savaşına bu kadar istekliler diye sormak gerekiyor.

Kapitalizmin akıl dışılığı, bu hep var, bununla açıklamak yetersiz.

Avrupa’nın başlıca devletleri dünya halklarını yüzlerce yıldır sömürdüler, şu anda kaybedilmekte olan bu sömürme ayrıcalığını korumak istiyorlar. 

Doğuda yükselen kapitalizmin üretme ve yayılma gücü karşısında çaresizlik son bir kumar olarak savaşa sürüklüyor bu devletleri.

Azalan asker sayıları, silah üretme yetenek ve hızlarına bakıp Türkiye’yi düşününce gözleri kamaşıyor. Türkiye’nin........

© soL