Emekçiler, yapay zekâ ve ütopyalarımız
İki hafta önce bu köşede çıkan yazıda günümüz kapitalizminin geldiği aşamada üretici güçleri geliştiremeyeceği bir noktaya ulaştığını ve bunun dünya çapında bir altüst oluş döneminin kapısını araladığını söylemiştik.
Kısa sürede bu konuda çok sayıda önemli veri birikince konuyu tekrar somut gelişmelerin ışığında ele almak zorunlu oldu.
Yapay zekâ uygulamalarının nasıl işsizliğe yol açarak ilerlediğini ele almıştık. Güney Koreli Hyundai otomobil tekelinin 2021’de Boston Dynamics’in çoğunluk hisselerini satın aldığı ve uzun süreli bir robot teknolojisi kullanımına yöneldiği biliniyor. İlk elden Hyundai’nin 25 bin insansı robotu fabrikalarında kullanmak üzere ısmarladığı söyleniyor.
Bunun üzerine Kore Metal İşçileri Sendikası bu yıl toplu sözleşme sürecinde çeşitli özlük hakkı başlıklarının arasında mücadelenin merkezine Hyundai yönetiminin işçi sendikası ile anlaşmaya varmadan otomasyon ve insansı robot teknolojilerinin üretim sürecine dâhil edemeyeceği maddesini koydu. Geçtiğimiz ay sendikanın çağrısı ile çeşitli metal sektöründeki fabrikalarda çalışan 85 bin işçi ortak grev ve mitinglerde bir araya geldi. Aşağıdaki fotoğraf bu tarihsel öneme sahip mitinglerden bir anı belgeliyor.
Hyundai’deki mücadele sürecinin bizler için sadece uluslararası bir olay olmadığını Kocaeli’nde bu tekele ait büyük bir otomobil fabrikası olduğunu hatırlatalım.
Bundan iki sene önce de Hollywood’da Amerika Senaristler Birliği ve Sinema Oyuncuları Birliği’nin 170 bin kişiyi kapsayan yapay zekâ uygulamalarına karşı grevi hakkında yazmıştık.
Ancak ABD’de sular durulmuyor ve ABD teknoloji tekeli META’ya işten çıkarılacak 8 bin kişiyi belirlerlerken klavye performansı gibi verileri takip ederek sıralama yapan yapay zekâ kullanımı nedeniyle işçiler tarafından dava açıldığı bildiriliyor.
Yine konuyu kavramamıza yardımcı olacak çok önemli bir veri açığa çıktı. Hindistan’da tekstil fabrikalarında çalışan işçilere........
