menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kuklalar, bombalar ve İran

28 0
01.03.2026

Egemenlik… Yıllarca uluslararası hukukun en temel ilkesi olarak anlatıldı. Bugün bir kez daha görüyoruz ki bu ilke, emperyalist merkezlerin çıkarlarına çarptığı anda buharlaşıp gidiyor. 28 Şubat sabahı ABD ve İsrail’in İran’a dönük başlattığı geniş çaplı bombardıman bunun en güncel örneği. Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail, aylar süren askerî yığınak ve diplomatik kuşatma sürecinin ardından İran topraklarını hedef aldı. “Ama İran…” diye başlayan cümlelerin hükmünü yitirdiğini söyleyerek başlayalım. Bugün tartışmamız gereken, herhangi bir hükümetin politikaları değil, siyonist-emperyalist çetelerin pervasız saldırılarının artık durdurulması ve püskürtülmesi gerekliliğidir.

Uzun süredir İran’ın ekonomik olarak boğulması için ağır yaptırımlar devredeydi. ABD Hazine verilerine göre İran’a uygulanan yaptırım kalemleri binlerle ifade ediliyor; enerji, finans ve ulaştırma sektörlerinde İran neredeyse tamamen küresel sistemden dışlanmış hâle getiriliyordu. Petrol ihracatının yıllar içinde dramatik biçimde düşürülmesi hedeflendi; SWIFT sisteminden çıkarılma, bankacılık ambargoları ve ikincil yaptırımlar aracılığıyla İran’ın dünya ticaretiyle bağları koparılmak istendi. Yani savaş uçakları havalanmadan önce de bir ekonomik savaş zaten yürürlükteydi. Şimdi o kuşatmanın doğrudan askerî şiddetle tamamlanması için harekete geçildi.

Bu yalnızca İran’la sınırlı bir mesele değil. Emperyalizm 21. yüzyılda piyasa hâkimiyetini genişletmek için sınırları silikleştirmek istiyor. Sermaye akışkan, askerî üsler kalıcı, yaptırımlar........

© soL