menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

BlackRock’ın masasında demokratlar, otokratlar

21 0
12.04.2026

Geçtiğimiz hafta savaşın iyice kızıştığı bir dönemde Dolmabahçe’den servis edilen görüntüler, Türkiye’nin içine sürüklendiği tabloyu emekçiler açısından tüm açıklığıyla ortaya koyuyordu. İktidarın ekonomi ve enerji yönetiminin, dünyanın en büyük varlık yönetim şirketlerinden, kan emici BlackRock’ın üst düzey yöneticileriyle aynı masaya oturması, hele ki bölgedeki gerilim bu kadar tırmanmışken, sıradan bir diplomatik temasın ötesinde anlamlar taşıyordu. İran’a karşı başlatılan savaşın Körfez’de yarattığı sonuçlar, Erdoğan’ın devreye girerek “ürkmüş sermayeyi” Türkiye’ye çekme hayallerine kapı aralamış olsa gerek. Nitekim geçtiğimiz hafta “Türkiye’yi çok uluslu şirketler için bölgesel yönetim merkezi haline getireceğini” bizzat ifade etti.

Ancak ortada ciddi bir sorun var. Türkiye uzun süredir Körfez’den gelen swap, mevduat gibi sıcak para girişleri ve kısa vadeli sermaye hareketleriyle günü kurtarmaya çalışıyordu. Bu modelin sınırlarına gelindiği artık açık. Mehmet Şimşek de faiz artırımları, kemer sıkma politikaları ve ücretlerin baskılanmasıyla uluslararası sermaye çevrelerine verdiği “rasyonaliteye dönüş” mesajını inandırıcı kılmaya çalışıyor. Dolmabahçe’deki fotoğraf da bu çizginin bir devamı niteliğinde. Rota doğrudan finans kapitalin merkezine kırılmış durumda.

Peki BlackRock neyi temsil ediyor?Bu noktada “gizli güçler” ya da “karanlık odaklar” anlatılarına başvurmaya hiç gerek yok. Gerçek zaten son derece açık ve sert.........

© soL