menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Laiklik, laisizm…

33 82
21.02.2026

Tayyip Erdoğan bize bir kez daha, AKP iktidarının birilerinin “hayat tarzlarına” hiçbir zaman müdahale etmediğini (!) anlattı. Yalnız kurduğu cümle ilginçti... “Hayat tarzlarına müdahale edilmeyen” o birileri kimdir, diye dikkatle okursanız “azgın güruh” ifadesine ulaşıyorsunuz! İsteyen o cümleye göz atabilir…

Laikliğin bu kadar özgürlükçü olamayacağını itiraf etmek durumundayım. “Azgın güruh” diye tanımlanabilecek unsurların laik bir devlet tarafından hoş görülmesi ve bunların yaşam tarzlarına müdahale edilmemesi mümkün değildir. Tabii kimin nasıl azdığına göre değişir…

Erdoğan’ın kullandığı tabir, açıkça toplumsal normların ötesine taşmayı kast ediyor. Üstüne, bu eylemin saldırganlık barındırdığını ve kolektif karakter taşıdığını anlıyoruz. Kolektif bir eylem, çoğunlukla ideolojik temele yaslanır.

Örneğin cinsel zorbalık bu özellikleri kapsar. Kız çocuklarıyla evlenebilmek için medeni kanunun etrafından dini nikâhla dolanmayı, fuhuşa zorlamayı, bu amaçlarla insan ticareti yapmayı meşru görenler var. Bunlar görüşlerini alenen savunabiliyor, aralarında ağlar kuruyor, yönettikleri kurumlarda zorbalığı geleneksel hale getirip kuşaktan kuşağa aktarıyorlar. 

Bu suç türü, biz sapkınız diye işlenmiyor. Bir ideolojiyle, sık sık din kullanılarak aklanıyor. Başka yerler ve kültürler bir yana, Müslümanlıkta Peygamberin özel yaşamına gönderme yapıldığına çok tanık oluyoruz… 

Konunun laiklikle ilgisi de burada başlıyor. Kamusal herhangi bir işlevin dinle gerekçelendirilmesi yasaklanmalıdır. Çocukları korumak istiyorsak… Laiklik bu konuda “özgürlükçü” olmamak demektir.Laiklik bir yönetsel durumu, tanımı anlatır. Bir de laisizm veya laikçilik var. Arada büyük bir mesafe yoktur. Laisistler mücadele etmezse laiklik kurulamaz. Laisizm dinin siyasetten, kamusal işlevlerden, hukuktan çıkartılmasını savunur. Bu savunu kazandığında, devlet ve toplum laik olur. 

Vatandaşlar ne düşünür, ne hisseder, neye nasıl inanç besler, konumuz bunlar değil. Ama laikliğin bireye müdahalede bulunması için, ilgili kişilerin şeriat hükümlerine özlem duymaları yetmez, dini kamusal alana sokma fiilini işlemeleri gerekir. Ne laik devlet, ne laisist hareket akıl okumakla uğraşmaz. 

Bu noktada da yaygın bir tahrifat söz konusudur. Laisizm nedir google’a sorarsanız karşınıza bunun bir örneği çıkar. Ben sordum ve yanıtımı aldım: 

“Laisizm, özellikle Türkiye gibi modernleşme toplumlarında aslında devletin bir sıfatı olması gereken bir özelliğin, bütün topluma giydirilmeye çalışılması, yani toplumsal öznelerden, yurttaşlardan da ayrıca ‘laik’ olmalarının istenmesidir.”

“Modernleşme toplumunun” ne olduğunu bilmiyorum, ama cümlenin tamamen uydurma olduğuna eminim. Toplumsal özneler ve yurttaşlar laik olmayarak, laik devlet ve toplum düzeninin normlarını ihlal ediyorlarsa bu durum suçtur. 

Evet, evet; laikliği ihlal etmek bir özgürlük değil, suçtur. Laik bir düzen kendini elbette koruyacaktır. Yurttaşların laikliği bir erdem olarak........

© soL