Yağmanın böylesi
Önceki gün açıklanan 4,18’lik Nisan enflasyonu, ekonomide frenin iyiden iyiye boşaldığını gösteriyor. Rampa aşağı gidiyor kamyon. Kabine toplantısı sonrası gelen destek açıklamasına rağmen, Erdoğan’ın direksiyondaki Mehmet Şimşek’in emniyet kemerini daha ne kadar çözmeden tutacağı ise meçhul.
Aynı Şimşek’in yönetimindeki Merkez Bankası, yıla başlarken 2026 için enflasyon hedefini yüzde 13-19 aralığında ve 16 olarak belirlemişti. Şubat ayı geldiğinde hedef yüzde 15-21’e revize edildi. Şimdi ise rakam, yılın daha ilk dört ayında yüzde 15’e yaslandı. Önümüzdeki dört ay için, geçen yılın aynı aylarında görece düşük açıklanan rakamlar nedeniyle oluşacak baz etkisini de düşünürsek, Şimşek’in yıllık hedefi beş ay dolmadan aşılmış olacak.
Yüksek enflasyon ücretlilerden mülk sahiplerine bir kaynak aktarma mekanizmasıdır. Yaşadığımız tam olarak bu. Sermaye sahipleri her türlü maliyet artışını mal ve hizmet fiyatlarına doğrudan yansıtırken milyonlarca emekçinin ücreti reel olarak geriliyor. Yürürlükteki ekonomi programı şirket kârlarını güvence altına almak üzerine kurulu. Bu olabilsin diye milyonların kemerleri sıkılıyor. Adına yağma diyoruz. Böylesi pek az görüldü.
Önceki hafta Erdoğan’ın şaşaalı bir törenle açıkladığı, bu hafta düzenlenip yasa teklifi olarak meclis genel kuruluna gönderilen yeni teşvik paketi de yağmanın kesintisiz süreceğini gösteriyor. Halk hayat pahalılığından inim inim inlerken, yeni kaynakları devlet kasasından patronların cebine koymak üzereler. Yurt dışından gelecek paranın 20 yıl boyunca vergiden muaf tutulması, kurumlar vergisi istisnası, çalıştırılan işçi başına gelir vergisi muafiyeti ve teşvikler bu tasarının içinde. 15 maddelik bir torba yasa olarak düzenlenen tasarı öncelikle uluslararası finans tekellerini ihya edecek. İstanbul........
