menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Türkiye ve Avustralya arasında bir rol bölüşümü

12 0
25.11.2025

Johannesburg’daki G20 zirvesinde üretilen görüntülerin büyük bölümü, küresel diplomasinin uzun süredir aşina olduğu koreografinin tekrarından ibaretti: dikkatle hesaplanmış tokalaşmalar, yarı resmî gülümsemeler, ölçülü bir beden dili ve kameraya doğru ayarlanmış bir bakış. Ancak bu fotoğrafların arasından biri, diğerlerinden daha uzun süre dolaşımda kaldı. Avustralya Başbakanı Anthony Albanese’nin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile çekilmiş bir kareyi Instagram hesabında paylaşması, basit bir iletişim tercihi gibi görünmesine rağmen, içinde bulunulan dönemin diplomatik reflekslerine dair daha derin bir şey söylüyordu.

Bu fotoğraf, yalnızca iki liderin yan yana geldiği bir anı kaydetmiyor; aynı zamanda güç ilişkilerinin artık nasıl sergilendiğini de gösteriyordu. Sosyal medya, bu bağlamda, diplomatik temasın kendisinden neredeyse daha önemli hale gelmiş durumda. Görüşmenin kendisi kadar, görüşmenin nasıl çerçevelendiği, hangi estetik içinde sunulduğu ve kim tarafından dolaşıma sokulduğu da siyasetin bir parçası haline geliyor. Albanese’nin bu fotoğrafı özellikle kendi hesabından paylaşması, devletler arası bir temasın kişisel bir siyasi performans alanına taşındığını düşündürüyor.

Bu görsel performansın arka planında konuşulan konu ise oldukça somut: COP31 iklim zirvesinin Türkiye’de, Antalya’da yapılacak olması ve müzakere sürecinin Avustralya tarafından yönetilecek olması. Yüzeyde bu bir iş bölümü gibi duruyor. Daha yakından bakıldığında ise bu, küresel diplomasinin yeni bir mimari denemesine benziyor. Sahne bir ülkede kuruluyor, metin başka bir yerde yazılıyor.

Sahne Olarak Türkiye

Antalya’nın ev sahibi şehir olarak seçilmesi, yalnızca teknik ya da lojistik bir karar olmaktan ziyade, sembolik bir yerleşim gibi okunabilir. Türkiye uzun zamandır kendisini jeopolitik bir kesişim noktası olarak anlatmayı seviyor. Avrupa ile Orta Doğu arasında, Karadeniz ile Akdeniz’in kesişiminde konumlanan bu ülke, “köprü” metaforunu dış politikanın neredeyse kalıcı bir dekoru haline getirmiş durumda.

Ancak bir köprü olmak, her zaman merkez olmak anlamına gelmiyor. Bazen yalnızca geçişi mümkün kılan bir zemin oluyorsunuz, yönü belirleyen değil. COP31’in Antalya’da yapılacak olması, Türkiye’ye dikkat çekici bir görünürlük sağlıyor. Dünya liderleri, delegasyonlar, sivil toplum aktörleri, medya........

© Serbestiyet