Hukuk kimsenin şantiye alanı değildir
“Kardeş Payı” dizisinde hafızalara kazınan meşhur bir replik vardır.
Dizinin ana karakterlerinden Metin (Ahmet Kural), Ali’ye (Murat Cemcir) şöyle der:
“Ne güzel de inanarak boş konuşuyorsun…”
“Boş konuşmak” özetle; mantık süzgecinden geçmemiş, dayanağı olmayan ve somut bir sonuca varması mümkün görünmeyen cümleler kurmaktır.
Politikacıların zaman zaman başvurduğu, “Gereken ne gerekiyorsa, gerektiği zaman yapılacaktır” şeklindeki ifadeler buna iyi bir örnektir.
Burada temel amaç, retorik yoluyla günü kurtarmaktır.
Dunning-Kruger Etkisi
Oysa “inanarak boş konuşma” durumu bundan oldukça farklıdır.
Bunun psikolojideki karşılığı “Dunning-Kruger Etkisi” olarak bilinir.
Kişinin kendi yetkinliğini abartması, kendisini olduğundan çok daha bilgili veya yetenekli görmesi şeklinde ortaya çıkar.
Bu durumda kişi, savunduğu konu hakkında ya eksik bilgiye sahiptir ya da kurumsal liyakat noktasında soru işaretleri barındırmaktadır.
Sıradan bir “boş konuşan”, söylediklerinin karşı tarafı tam olarak tatmin etmeyeceğinin az çok farkındayken; “inanarak boş konuşan” bu durumun ayırdına varamaz.
O kadar kendinden emindir ki kurduğu anlamsız cümleler; jest ve mimikleriyle kusursuz bir uyum sergiler.
Bu davranış şekline, özellikle kendini bir çevreye, zümreye veya ideolojiye kayıtsız şartsız ram eden kişilerde daha sık rastlanır.
Röportajdan Monoloğa: Akın Gürlek’in Açıklamaları
Kişinin içinde bulunduğu ortamın veya sözlerini sarf ettiği mecranın bu duruma etkisi büyüktür.
Bir politikacı açısından monolog şeklinde geçen bir röportajın, “inanarak boş konuşma”yı tetiklemesi kuvvetle muhtemeldir.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı görevinden Adalet Bakanlığına atanan Akın Gürlek, 13 Şubat 2026 tarihinde A Haber canlı yayınında birtakım açıklamalarda bulundu.
Birçok ifadesi kamuoyunda tepkiyle karşılandı.
Bunlardan biri de şu cümleydi:
“86 milyon vatandaşımızın Adalet Bakanıyım ben. Bu makamın sahibi değil, emanetçisiyim. Ben bir siyasi kimliğin dışında, adalet ihtiyacı olan 86 milyon vatandaşımızın yanındayım. Kapım herkese, her siyasi partiye açık.”
Tabii Sayın Bakan bu konuşmayı A Haber’de yapınca hiç kimse kendisine, “İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı iken siyasi dengelerin ne kadar dışındaydınız ve kapınız her kesime ne kadar açıktı?” diye sormadı,........
