menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Rahmi Koç’a Kürt cevabı nasıl olmalı?

82 0
08.06.2026

Eskiden sol eğilimli devrimcilikten beslenen, son dönemde de milliyetçi sarhoşlukla sürdürülen bir “ezilmişlik” psikolojisine batmış bir Kürtlük bilinci var. Dünyanın en kıytırık politikacısı piyasa yapmak için Kürtlere laf atsa, en büyüğünden en küçüğüne tüm Kürtleri enerji israfına düçar edebiliyor. Tepki iyidir ama israf kötüdür.

Mesela Zafer Partisi’nin başındaki adam veya benzeri ajitatörlerin Kürtler ile igili taammüden irtikap ettikleri saçmalıklara karşı, bakıyorsunuz eli klavye tutan neredeyse herkes hemen atlamış. Gören sanki tarihi bir olay var sanacak. Apaçık bir yanlışa yanlış demenin ve haklı olmanın verdiği büyük zevk için taarruza geçilmiş. Dikkat ediyorum, en akıllı kesimden insanlarımız bile hemen atlıyor bu tür haklılık orjilerine. Bu öteden beri beni rahatsız eden bir durum. Bunu Kürt haysiyeti ile bağdaştıramıyorum. Türkçülük adına Kürtlere saldıran bir soytarıya en fazla birkaç Kürdün bir soytarının havsalasına uygun bir cevap vermesi yeterli olmalı. Bir soytarı bütün Kürtleri meşgul etmemeli, bütün Kürtlere bedel olmamalı. Kürtler bir gevezelikten haklılık devşirme ucuzluğuna gelmemeli. Daha soğukkanlı ve daha özsaygılı olmalı.

Türkiye’de sürekli şikayet etmeyle kendini teselli eden solcu azınlık psikolojisine bağımlılık geliştirmiş olup da bir kısmı Kürt de olan başka azınlık alışkanlıklarını Kürt kimliği için de yeniden üreten kesimler var. Bu tür anlar en çok onları mutlu ediyor. Çaresizlik ve ‘bakın, görün işte, burdan birşey çıkmaz’ diyen bir ümitsizliğin doğrulandığı anlar olarak bu tür momentleri coşkuyla karşılıyorlar. Bütün bir yorgana pire........

© Serbestiyet