menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İki Yıllık Sürecin Stratejik Muhasebesi

31 0
23.07.2026

Türkiye’de Kürt meselesi etrafında şekillenen barış ve çözüm arayışları, uzun yıllardır kesintili ve belirsiz bir seyir izlemektedir.

Son dönemde Abdullah Öcalan’ın yaptığı açıklamalar, sürecin yeni bir evresine işaret etse de bu evrenin niteliği hâlâ tartışmalıdır. İki yıldır süren görüşmeler, açıklamalar ve dolaylı mesajlaşmalar, kamuoyunda çeşitli beklentiler yaratmış olsa da somut bir yol haritası ortaya konmamıştır.

Devlet açısından da Kürt siyaseti açısından da sürecin ötesinde kalıcı bir strateji geliştirilememiştir.

Bu durum, sürecin yönetilme biçimini ve tarafların gerçek önceliklerini daha net görmemizi sağlamaktadır.

Öcalan’ın son açıklamaları, sürecin seyrini anlamak açısından önemli bir referans noktası oluşturmuştur. Ancak bu açıklamalar, daha önce olduğu gibi genel çerçeveler çizmekle sınırlı kalmış, somut adımlar ve karşılıklı taahhütler konusunda yeterli açıklık getirmemiştir.

Bu bağlamda sürecin sonuçlarının ne olacağı, tarafların stratejik tercihleri üzerinden daha iyi anlaşılabilmektedir.

Devlet, bölgesel gelişmeleri kendi güvenlik çıkarları doğrultusunda yönlendirme konusunda önemli mesafeler kat etmişken, PKK ve ona yakın siyaset ise farklı bir odak noktası belirlemiştir.

Devlet, son iki yılda yaşanan bölgesel altüst oluşları güvenlik açısından büyük ölçüde kontrol altına almayı başarmıştır.

Suriye’deki gelişmeler, İran’daki çatışma ortamı ve genel Ortadoğu dinamikleri içinde olası kırılmaların güvenlik boyutunu minimize etmek, devletin temel hedeflerinden biri haline gelmiştir.

Bu hedef doğrultusunda Suriye entegrasyonu konusunda atılan adımlar ve İran’daki savaşta Kürt örgütlerin doğrudan çatışma dışında tutulması, önemli kazanımlar olarak değerlendirilmektedir.

Bu başarılar, devletin elini güçlendirmiş ve süreci daha kontrollü bir zemine oturtmasına olanak tanımıştır.

Bölgesel risklerin büyük ölçüde bertaraf edilmesinin ardından devlet, bütün enerjisini güvenlik odaklı bir yaklaşıma yöneltmiştir. PKK’nin silahtan vazgeçmesi ve örgütün kendini feshetmesi gibi kritik konular, bu çerçevede uzun bir süreliğine arafa bırakılmıştır.

Devlet için bu konular acil bir öncelik olmaktan çıkmış, zamana yayılabilecek........

© Serbestiyet