menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Amerika’da Müslümanlığın yeni hâlleri: İslâmî kimlik ve ilerici Müslümanlar

27 0
30.06.2026

Bu sahne tek başına değil. CAIR’in verilerine göre 2025 seçim döneminde 76 Müslüman aday sandığa girdi, 38’i kazandı; bu, 11 Eylül sonrası dönemin en yüksek rakamı. Mamdani’nin yanında Virginia’da eyalet düzeyinde seçilen ilk Müslüman kadın Ghazala Hashmi, Dearborn’da üçte ikiye yakın oyla yeniden seçilen Abdullah Hammoud, Michigan’da senatörlük yarışında öne çıkan Abdul El-Sayed ve Kongre’nin köklü isimleri Ilhan Omar ile Rashida Tlaib var. Bu tablo bir tesadüf değil; uzun süredir biriken bir demografik ve siyasi dalganın artık gözle görülür hâle gelmesi.

On yıllarca, İsrail’e destek Amerikan siyasetinde benzersiz bir şekilde korunan bir konumdaydı. İsrail’e askeri yardımı sorgulayan, İsrail politikalarını eleştiren veya Filistin haklarını açıkça savunan adaylar genellikle siyasi olarak dışlanmış durumdaydı. AIPAC gibi kuruluşlar, ülke genelinde seçim sonuçlarını şekillendiren bağış toplama ağları ve siyasi nüfuz yoluyla bu sınırların güçlendirilmesine yardımcı oldu.New York ön seçimleri, bu durumun değişmekte olduğunu gösteriyor.

İsrail’in Gazze’deki savaşını eleştiren ve Filistin haklarını destekleyen birçok ilerici aday, Demokrat parti yönetimiyle bağlantılı adaylara karşı zafer kazandı. Bu zaferler, özellikle İsrail ve Filistin hakkındaki görüşleri önceki nesillerden önemli ölçüde farklı olan genç Amerikalılar başta olmak üzere, Demokrat seçmenler arasında daha geniş bir değişimi yansıtıyordu.

Bu dönüşümün merkezinde, Demokrat Parti’nin en etkili yükselen isimlerinden biri olarak hızla öne çıkan New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani yer alıyor. Mamdani, taban örgütlenmesi, işçi ittifakları, dijital iletişim, gönüllü seferberliği ve müttefik ilerici ağlar aracılığıyla, ilerici politikanın nasıl seçim gücüne dönüştürülebileceğini gösterdi.

Haziran ayındaki ön seçimler bu etkiyi gözler önüne serdi. Brad Lander, Kongre’nin İsrail’in en güçlü savunucularından biri olan Kongre Üyesi Dan Goldman’ı mağlup etti. Darializa Avila Chevalier, kıdemli Kongre Üyesi Adriano Espaillat’ı koltuğundan etti. Claire Valdez, ABD’nin İsrail’e askeri yardımının yeniden değerlendirilmesini savunurken adaylığını kazandı. En sembolik olanı ise, Filistinli Amerikalı aday Aber Kawas’ın New York Eyalet Senatosu koltuğu için Demokrat Parti ön seçimini kazanması oldu; bu da Filistin haklarına desteğin artık eskisi gibi siyasi bir yük olmadığını gösterdi.

Bu zaferlerin ardındaki ortak nokta sadece ideoloji değil, aynı zamanda örgütlenmeydi. Bu kampanyalar, geleneksel siyasi mekanizmalardan ziyade, taban aktivizmine, gönüllü ağlarına ve seçmen katılımına büyük ölçüde dayanıyordu. Başarıları, Amerikan siyasetinde uzun süredir devam eden bir başka varsayımı da sorguladı: seçim sonuçlarını yalnızca paranın belirlediği varsayımı.

New Jersey’de, Mısırlı-Amerikalı doktor ve askeri gazi Adam Hamawy, Arap ve Müslüman seçmenlerin çok ötesine uzanan bir destek topladıktan sonra Demokrat Parti’nin Kongre adaylığını kazandı. Kaliforniya’da ise Eyalet Senatörü Aisha Wahab, çekişmeli bir Demokrat Parti ön seçimini kazanarak, Müslüman Amerikalı adayların giderek farklı seçmen gruplarını temsil edebilecek ana akım siyasi liderler olarak nasıl görüldüğünü yansıttı.

Tablonun karşısında durup iki soru sormak gerekiyor. Bu, “Progressive Muslims” (İlerici Müslümanlar) denen yeni bir dini-siyasi akımın yükselişi mi? Yoksa Amerika içinden İslam’a doğru akan yeni bir kuşak mı söz konusu?

Bu bir “Progressive Muslims” dalgası mı?

Mamdani’nin siyasi biyografisinde belirleyici isimlerden biri, New York Üniversitesi İslam Merkezi’nin imamı Khalid Latif. Latif’in temsil ettiği çizgi, akademik literatürde “progressive Islam” diye anılan; sosyal adalet, azınlık hakları ve kimlik siyasetini İslami tevazu ve dayanışma vurgusuyla birleştiren bir yorum. Bu çizginin güçlü olduğu yer, tesadüfen seçilmiş bir cami değil: ülkenin en kozmopolit, en eğitimli üniversitelerinden birinin kalbi. ISPU’nun 2025 anketine göre Müslüman Amerikalıların 6’sı lisans ve üzeri eğitime sahip — Protestanlarla benzer, beyaz Evanjeliklerin üzerinde bir oran. Mamdani’nin seçmen tabanının çekirdeğini oluşturan kesim de büyük ölçüde bu profil: göçmen aile kökenli, üniversiteli, sosyal medyaya hakim, ikinci kuşak. Siyaset sahnesinde öne çıkan bu çizgi genellikle Demokrat Parti’nin çatısı altındaki “Adalet Demokratları” grubunda buluşuyorlar. Amerikan-İslam İlişkileri Konseyi tarafından (CAIR) resmen destekleniyorlar.

Amerika Demokratik Sosyalistleri (DSA) grubunun 9 adayından 8’i New York Ön Seçim yarışlarını kazandı.

Seçim kampanyasının ana gündemi Amerikan İsrail........

© Serbestiyet