menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bir ödül, İHD ve ifade özgürlüğü

7 0
16.07.2026

Fotoğraflar: Gerhart Baum

Bir ödülün peşinden bu kadar koşacağımı söyleseler inanmazdım.

Yanlış anlaşılmasın bir ödül almak için koşmaktan bahsetmiyorum.

Eski Almanya İçişleri Bakan yardımcısı ve daha sonra içişleri bakanı Gerhart Baum adına verilen insan hakları ödülünün gerçekten değerli olup olmadığını anlamak için koşturmayı kastettim.

Olayın başlangıcı İHD önceki dönem Eş Genel Başkanı, bir dönem İstanbul Şubesi Başkanı ve insan hakları mücadelesi veren herkesin saygısını kazanmış arkadaşımız Eren Keskin’e mayıs ayı başında Gerhart Baum adına ödül verilmesidir. Basında haberi okumuş ve sevinmiştik.

Adına ödül verilenleri araştırma ihtiyacı hissetmediğim için gerisine hiç bakmamıştım.

Ta ki Odak dergisinde ve TKP‘nin yayın organı Sol Haber’de Gerhart Baum ve vakfı ile ilgili haberler çıkana kadar.

Haberlerde Baum’un İçişleri Bakan Yardımcısı (1972 – 1978) ve İçişleri Bakanı olduğu (1978 – 1982) dönemlerde Kızıl Ordu Fraksiyonu (RAF) üyelerinin cezaevlerinde işkence görmesinden, intihar görüntüsü altında katledilmesinden sorumlu olduğu iddiaları vardı. Yayımlanan yazılarda ismi verilen bazı RAF üyelerinin açlık grevinde öldüğü, cezaevinde katledildiği, yargısız infazla öldürüldüğü anlatılıyordu.

Baum Vakfı tarafından daha önce ödüllendirilenlerin de İsrail devletinin ve Batılı emperyalist devletlerin saldırgan politikalarına destek olanlardan seçildiği iddia edilmekteydi.

Baum ve vakfı hakkında başka iddialarda bulunulsa da bu yazı için yeterli sanırım. İsteyen bunları bulur, okur ya da daha ayrıntılı araştırır.

Bu haberleri okuyunca doğallığında şaşkınlığa uğradık.

Bir yanda sol cenahta yer alan bazı yayın organlarının iddiaları, diğer yanda da insan hakları mücadelesine saygı ve hayranlık duyduğumuz bir isim ve arkasındaki dernek, derneğimiz vardı.

Bir İHD üyesinin taşıması gerektiğini düşündüğümüz sorumlulukla Eren’den ve dernekten bir açıklama talep ettik.

Duymak istediğimiz, ileri sürülen olgulara, iddialara yönelik tatmin edici bir yanıttı.

Haberlerde ileri sürülen iddialara güçlü yanıtlar verileceğini, vakfın ve Baum’un iç yüzünün ileri sürüldüğü gibi olmadığının ortaya konulacağını ummuştuk.

Aklımıza gelen bir diğer olasılık da bir hata yapılmış olduğunun kabulü ve bunu tamir için yapılması gerekenlerin tartışılması idi.

İkinci şaşkınlık bu aşamada geldi.

İleri sürülen olgulara yanıt yerine biz "nasıl olur da 'Eren ablaya' sahip çıkmayız"la, "anti-Kürt, antisemit çevrelerin politikalarına alet oluruz"la karşılandık. Af Örgütü’nün, bazı bireylerin referansı vardı, Gerhart Baum bakanlıktan ayrıldıktan sonra başta kadın hakları ve mülteciler olmak üzere insan hakları alanında önemli çabalar sarfetmişti ve bunlar ödülü kabul etmek için yeterliydi. Yalnızca “bu konuda bilgi verebilir misiniz” diye........

© sendika.org