menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Gazze’nin gözyaşları: Bir ağıt ve bir isyan

22 0
11.08.2025

Ağlamak, ağlatmak ne fayda.
Affet bizi Samir.
Mahmud Derviş’in dizeleriyle sızıyor içimize bu acı:

“Şimdi nereye gidelim?
Ve nasıl çıkalım bu düşten, bu çölden ve bu denizden?
Gidecek bir yerimiz yok”

“Uygar Batı” denilen dünyanın, birkaç istisna dışında, bu soykırıma ortaklığı içimizi yakıyor. Kapitalist dünyanın sözde merhameti, ancak kendi halklarının baskısıyla uyanan bir yılan gibi. Gecikmiş, yarım ağızla söylenen her kelime, vicdanlarını aklamaya yetmiyor. Fakat daha da acı olan, Siyonist zulmün karşısında aydınların bir kesiminin sessizliği. Anti-Semitist damgası yemekten korkanlar ya da Hamas’a destek veriyor görünmemek için çekimser kalanlar… Bu yeni bir durum değil. Edward Said’in haklı uyarısı yankılanıyor zihnimizde: “İsrail, bir Yahudi devleti olarak kalma iradesiyle yaşadığı sürece Ortadoğu’da barış olmaz”

Suçlu, bu gerçeği haykıranlar değil, onu inşa edenlerdir.

***

7 Ekim 2023’ten bugüne yirmi binden fazla Filistinli çocuk, bilinçli birer hedef olarak bu dünyadan koparıldı. Çoğu kadın ve çocuk olmak üzere altmış binden fazla silahsız sivil insan katledildi. Geriye kalanlar ise binlerce eli, ayağı, gözü eksik çocuk… Her biri, hayata tutunmaya çalışan, ama parçalanmış bedenlerle yaşayan birer anıt. Bir kentin belleği siliniyor Gazze’de. Bilim insanları, sanatçıları, gazetecileri, o şehrin hafızası olan her bir birey, kasıtlı olarak yok edildi. Okullar, hastaneler, tapu daireleri, kutsal mekanlar bilinçli hedef seçildi… Hepsi bir enkaz yığınına dönüştü. Ve en acısı, binlerce insan hala o enkazların altında, birer sessiz........

© sendika.org