8 Mart: Bir Medeniyet İllüzyonu ve 165 Kız Çocuğunun Kanı
Bugün takvimler 8 Mart'ı gösteriyor. Sokaklar süslü cümlelerle, vitrinler indirimli "kadın günü" kampanyalarıyla, kürsüler ise hamasi nutuklarla dolu. Ancak bu parlak ambalajın altında, modern dünyanın ellerinden damlayan kan henüz kurumadı. Bir yanda "özgürlük" vaadiyle yıkılan şehirler, diğer yanda bu yıkımın ortasında can veren yüzlerce kız çocuğu...
Medeniyetin Kanlı Makyajı: Mahsa'dan Bombalara
13 Eylül 2022'de Mahsa Amini'nin o trajik ölümüyle bir kadının saçının teli üzerinden koparılan fırtına, kısa sürede küresel bir "özgürlük" operasyonunun yakıtına dönüştürüldü. Mahsa'nın ölümü kamuoyunda büyük tepki toplarken, Batı'nın "modernizm" götürme vaadi; Libya, Irak ve Afganistan'da olduğu gibi yine ölüm getirdi.
İran sokaklarında özgürlük naraları atanların, nükleer tehdit bahanesinin arkasına sığınarak katlettiği 168 kız çocuğunun hesabı hangi 8 Mart kutlamasında verilecek?. Bu "modernizm" ambalajlı saldırganlığın arkasında, ahlaki bir çöküş yatıyor. Bize medeniyet dersi vermeye kalkan figürlerin profili ise korkunç: Epstein dosyalarında ufak kız çocuklarına yönelik dehşet verici suçlarla anılan Trump'ın, bir diğer çocuk celladı ve bebek katili Netanyahu tarafından bu dosyalarla şantaj yapılarak İran savaşına sürüklendiği iddiası, bugün........
