19. Söz'e Bir Giriş Denemesi-4
Yine Kur’an’ın temsil ettiği din bilimleri, kainatın temsil ettiği fen bilimleri birbiriyle çelişmez. Bilakis fen bilimleri Kur’an’ı tasdik eder. Kur’an aynı zamanda Resulullahın (asm) risaletini ve güzel ahlakını tasdik eder. Kainat ise kendisine en uygun davranış modelini destekleyen Resulullahın yaşam biçimini yani sünnet-i seniyyesini haklı bulduran hikmetleriyle destekler. Resululah ise sîreti ve sünneti ile hem Kur’an’ın hakkaniyetini hem de fıtrattaki gerçekliği uygulamasıyla her ikisini tasdik eder.
Resulullah efendimizin Kur’an’a uygun yaşama modelini Hz. Ayşe (ra) anamız “O konuşan, canlı Kur’andı” diye tarif etmiştir. Kainatın Resulullaha uygunluğunu sadece Tıbb-ı Nebevî’deki gerçekler ikna hususunda yeter de artar bile.
Ayrıca bu üç kitabın dili konusunda şunu söyleyebiliriz.
Kainat lisan- hal diliyle şekillerle-faaliyetlerle konuşur.
Kur’an lisan-ı kâl diliyle lafızlar ve kelâmlarla konuşur.
Resulullah ise kal ve hal dili olan hadisleri ve ahlakıyla konuşur.
Üçünün de eylem ve söylem dilinde anlatım bozukluğu ve ayrılık yoktur. Anlatım dilleri beliğane birer cümle ya da metin gibidir. Bu nedenle diyebiliriz ki üçlünün birbiriyle ifade ve anlatım üsluplarında benzerlik vardır ve hakikat meydanında kopmaz bağları ve bağlantıları mevcuttur.
Kısaca, dil ve edebiyat penceresinden anlamlı bir cümle sayarsak:
Kainat, bu cümlenin lafızları;
Kur’an, manaları,
Resulullah efendimiz ise o cümlenin maksad-ul makasıdı yani anafikri olurdu.
Yine bu üçgenin açılarını teşkil eden Kainat-Kur’an ve Resulullah (s.a.v.) üçlünün Adetullah ve Harikulâde (adetüstü) denilen mucizeler bağıntısı içinde oldukları görülür. Adetullah-sünnetullah, Allah’ın hüküm ve icraatlarının aynalarıdır. Üçü de Allah’ın mucizevî sanatları ve icraatlarıyla donanmış muarriftir. Kevnî Şeriatın cereyan ettiği ayetlerden biri mesela Güneş varlığı, misyonu ve muhtevası ile mucizedir. -Uzun olur diye fizik, kimya ve astronomi bilimlerindeki özelliklerini burada saymaya gerek görmüyorum.- Kezâ kelamî yani dinî şeriatın lemeân ettiği Kur’an-ı Azîmüşşandaki söz gelimi “Ve-ş şemsü tecrî limüstekerrin lehâ…”........
