Kur’an, Cevşen ve Risale-i Nur Külliyatı Işığında El-Gafûr ve El-Rauf
Yâ Gafûr; günahları afveden, örten ve çok merhamet ve mağfiret eden. Gaffar ve Gafûr şeklinde kullanılır. Daha çok اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌـ şeklinde Kur'an-ı Kerim de çoğunlukla Gafûr şeklinde Rahîm ismiyle birlikte kullanılır. Cenab-ı Hak kitabı Keriminde kullarına ve özelliklede müminlere Rahim, Gafûr, Rauf, Atuf ve Afüvv olduğunu bildirir. Şefkat merhamet, acımak, korumak, affetmek, bağışlamak gibi manaları kapsayan bu isim ve sıfatlarla kullarına kendisini tanıtır.
وَاللّٰهُ غَفُورٌ حَل۪يمٌ Bakara 225 ,234 ve Ali İmran 155 te Halim ismiyle birlikte de geçiyor.
اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَفُوًّا غَفُورً Nisa' suresi 43 ve 99 da Afüvv ismiyle birlikte zikredilir. Cevşende ise Gafûr, Gaffâr, Gafîr ve Ğufrân şeklinde geçmektedir.
"يَا غَفُورُ” Ey kullarının günahlarını bağışlayan Gafûr (56.Ukde 2.Satır)
"يَا غَفَّارُ " Ey çok affeden Gaffâr (64.Ukde 1.Satır)
"يَا غَافِرُ" Ey dilediği kullarının günahlarını bağışlayan Gâfir (41.Ukde 1.Satır).
"يَا غُفْرَانُ Ey bağışlaması bol olan Ğufrân (5.Ukde 4.Satır)
Kur'an-ı Kerimde "lafz-ı Gafur, altmış bir" defa geçmektedir." Mektubat /451
"Lafzullah ve Rab'den sonra en ziyade zikredilen Rahman, Rahîm, Gafur ve Hakîm ile beraber lafzullah, Kur'an âyetlerinin nısfıdır." Mektubat / s.451
Cenab-ı Hakk'ın isimleri Esma-i Zatiye ve Esma-i Fiiliye diye iki kısma ayrılır. Ekserisini fiili isimler oluşturur. Gaffar, Rezzak, Muhyî, Mümît, Mün'im, Muhsin gibi isimlere Esma-i Fiiliye denir.
Ayetlerin sonlarında Gafûr ve Rahîm isimleri Kur'an-ı Hakîmde çok zikredilir. İnsan "Allah çok bağışlayıcı ve afedicidir" diyerek. “Gel biraz keyif edelim” diyebiliyor. Bu durum bizleri günah işlemeye sevk edebilir.
"Cenab‑ı Hak Gafuru'r-Rahîm'dir hem cehennem pek uzaktır" der, yine sefahetine devam edebilir. Kalbi, ruhu hissiyatına mağlup olur." Şualar /567
“Er-Rahîm Gaffar manasını da ifade eder.” (İşârât-ül İ'caz /21)
"Ve kudret zatiyedir, tagayyürü kabul etmez. Ve kudret lâzımedir, ziyade ve noksana kabiliyeti yoktur. Ve kudret, "Rezzak, Gaffar, Muhyî, Mümit" gibi sıfât-ı fiiliyenin merci ve mizanıdır." İşârât-ül İ'caz /159
Kâinattaki bütün fiil ve icraatlar Cenab-Hakk'ın bir ismine veya birçok ismine dayanır. Kâinat esmanın tecelligahıdır.
"Öyle de Sâni'-i Zülcelal'in çok esması var. Her bir ismin ayrı bir cilvesi var. Mesela "Gaffar" ismi, günahların vücudunu ve "Settar" ismi, kusuratın bulunmasını iktiza ettikleri gibi "Cemil" ismi de çirkinliği görmek istemez. "Latîf, Kerîm, Hakîm, Rahîm" gibi esma-i cemaliye ve kemaliye, mevcudatın güzel bir surette ve mümkün vaziyetlerin en iyisinde bulunmalarını iktiza ederler. Ve o esma-i cemaliye ve kemaliye ise melâike........
