menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Risale-i Nur’u İtibarsızlaştırma Planları-3

22 0
02.03.2026

FERÂSET-İ İMANİYE İLE BAKMAK ZORUNDAYIZ!

Risale-i Nur’u anlamak, kelimelerin ötesine geçip niyetleri, maksatları ve ruhları okumakla mümkündür. Bugün “tahrifat” diye tutuşturulan birkaç kelime meselesi, eğer gerçekten ilmî bir hassasiyet olsaydı, çoktan akademik platformlarda tartışılır, karşı delillerle cevaplanır ve kapanırdı. Fakat aynı iddia, yıllardır aynı kişilerce, aynı üslupla, aynı sosyal medya hesaplarından pompalanmaya devam ediyor. Bu ısrar, artık bir tenkit değil; sistematik bir algı operasyonunun parçası hâline gelmiştir. Nasıl ki Şiâ-Sünni-Vehhâbi meselesi kıyamete kadar kapanmayacak devam edecekse bu bir tür iç hesaplaşma ve manevi kan davası haline gelen meseleler devam edecektir.

Hakikatın kuvve-i maneviyesini kıracak bir şüpheyi hizmet-i imâniyenin içine atmak, büyük bir cinayettir.

İşte bu şüpheler, külliyatın bütününe değil, küçük nüsha farklarına odaklanarak atılıyor. Sanki bu kelimeler insanların imanına kuvvet verecek, imanı inkişaf ettirecek kelimeler. Bu tahrifkar güruhun herzelerine bakıyorum en küçük bir kelime farkı bulsalar mal bulmuş mağribî gibi tahrif borozanı öttürme peşindeler. Çok yazık ya kullanılıyor ya da satılmış ya da ihanet içindeler bunlar.

Risale-i Nur’un bütününe dokunmak çok risklidir. Kur’ân-ı Kerim’in bir tefsiri olan esere açıktan hücum edenleri bu millet affetmez de unutmaz da. Ama “içeriden” gelen, “biz de Nurcuyuz” diyen, “metin hassasiyeti” kisvesi altında şüphe tohumu eken bir anlayış yani hizb çok daha sinsi ve etkili oluyor Risale-i Nur Külliyatı’na güvenleri sarsmak için.

Bu tür ithamları gündemde tutanların ortak özellikleri dikkat çekicidir: Çoğu, Risale-i Nur’u baştan sona tahkikî okumamış, sadece seçilmiş birkaç paragrafı bağlamından kopararak paylaşan kişilerdir.

Bazıları, Risale-i Nur’u övmekle başlar, sonra “ama şu yerde şöyle bir fark var” diye şüphe kapısını aralar. Bu, klasik “zehirli bal” taktiğidir: Önce güven kazan, sonra zehri yavaşça damlat.

Pek çoğu, ehl-i sünnet çizgisini aşan, selefî-vahhâbî damar taşıyan veya aşırı akılcı-modernist, ırkçı yaklaşımlara meyilli zihniyetlerdir. Risale-i Nur’un Kur’ân-ı Kerim'in manevi i’cazına dayalı, akıl-kalp bütünlüğünde denge kuran üslubu, onların dar kalıplarına sığmaz. Bu yüzden rahatsız olurlar.

En tehlikelisi: Bazıları, Risale-i Nur’u siyasî veya mezhebî bir kalıba sıkıştırmaya çalışır. “Şu grup şöyle yapıyor, o yüzden tahrif var” diyerek,........

© Risale Haber