Boykotla Safını Belli Et: Talut mu Calut Mu?
Ahir zamanın havasını soluyoruz. Ve her geçen gün bu kirli ellerin kirleri daha da belirginlik kazanıyor. İnsan bunlardan tiksiniyor.
İşin garibi her taşın altından aynı isimler ve oluşumlar çıkıyor.
Bu yazımda daha önce işlediğim "Kaynaktan Su İçenler" meselesini "Boykot" olarak ele alacağım. Zalim Calut gibi tağut/zalim güçlere karşı duruşun, itaatin, sabrın ve maddi/manevi boykotun (nefsi arzuları terk etme, zulüm kaynaklarını beslememe) sembolü olarak işledim. Zalim emperyalist, kapitalist ve siyonist sistemlere dolaylı destek veren markalardan ürün alıp tüketmek, tıpkı nehri içip ordudan ayrılanlar gibi, zaferi ve amelleri heba eder. Calut'un ordusuna dolaylı olarak destek vermiş olur.
Günümüzde Müslüman birey, sadece namaz kılıp oruç tutmakla yetinemez; tevhidî duruşu, günlük hayatının her alanına –özellikle ekonomisine– yansıtmak zorundadır.
Kur'ân-ı Kerîm, tağutu reddetmeyi imanın en temel meselesi olarak tanımlar.
"Kim tağutu inkâr edip Allah'a iman ederse, muhakkak ki kopması mümkün olmayan en sağlam kulpa yapışmıştır."[1]
Tağut, Allah'ın hükmü dışında hüküm koyan her sistem, lider veya yapıdır.
"İman edenler Allah yolunda savaşırlar, inanmayanlar ise bâtıl dava uğrunda savaşırlar. Şu hâlde şeytanın dostlarına karşı savaşın. Şüphe yok ki şeytanın planı (tuzağı) daima zayıftır." [2]
Bugün Siyonist İsrail, Putperest Çin ve Hindistan bunun en bariz örnekleridir.
Kur'ân'ın en çarpıcı örneklerinden biri, Bakara Suresi'nde anlatılan Talut-Calut kıssasıdır. [3]
Bu kıssa, mazlum bir topluluğun izzete kavuşma mücadelesini, zalim Tağut sembolü olan Calut ordusuna karşı duruşu ve zaferin şartlarını anlatır. Kıssanın en kritik kısmı, nehre varıldığında yaşanır.
Talut, ordusuna şöyle der: “Allah muhakkak sizi bir nehirle imtihan edecek; kim ondan içerse benden değildir, -eliyle bir avuç alan müstesna- ondan tatmayan da bendendir” [4] Çoğu asker zevke ve nefsine uyarak nehirden su içer. Sadece az bir grup bir avuç içenler, itaat eder, sabreder ve nehri geçer. İçenler ordudan ayrılır, zaferden mahrum kalır. İtaat eden azınlık ise Allah'ın izniyle Calut'u yener.
Bu imtihan, bugün zalimlerin ürünlerini alıp tüketmekle birebir paraleldir.
Nehir, nefsin arzularını, kolaylığı, konforu temsil eder. Zalim firmaların özellikle Filistin ve Doğu Türkistan'da soykırım yapan rejimi destekleyen markaların ürünlerini almak da aynı nehri içmek gibidir. Bilinçli olarak zulmün finansmanına katkı sağlar, tağut sistemini........
