menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hal Lisanı ve bir ramazan hatırası

25 0
28.02.2026

Geçmiş yıllarda bir ramazan ayında Amerikada idik.

Gelin adayımız Ashley ile birlikte yiyeceğimiz ilk yemekti. Ve ne güzel bir tevafuk ki, ilk yemeğimiz ilk iftar ile olmuştu.

Helâl restaurant için iki saatlik yol katetmemize kızcağız bir manâ verememişti. Ama bir şey demeye de çekindiği her halinden belliydi.

Neyse yemekler geldi.

O da bizimle bekliyordu.

Niye beklediğini bilmeden. Usulca oğluma sordu: "Su da mı içemezsiniz?”

“Evet” demişti oğlum. “İçemeyiz. Vakti gelmeden yiyip içmiyoruz.”

Tabi ezan sesi filan yok. Saate göre iftar ediyoruz. Önce elimizi açıp, sessizce iftar duamızı yaptık. Ashley de elini açtı. Biz avuçlarımızı yüzümüze sürdük. O da.

Yanımızda getirdiğimiz hurmayla başladık. O da aynısını yaptı.

Ben belli etmeden onu inceliyorum. Oğlum babasına hayran. Belli ki ondan çok bahsetmiş. Kızcağız pür dikkat eşimi takip ediyor. Yemek sıralamasını bile onunki gibi yaptığını gözlemledim.

Usulca; “dilediğinden yiyebilirsin veya beğenmediğin olursa yemeyebilirsin” demiştim.

Zeki kız. Eminim benim konuştuğum ingilizce, perfect bir ingilizce değildi ama ne demek istediğimi anladı.

Yemek sonrası namaz için birer birer arabaya gidip........

© Risale Haber