Cemalullah'ı görmek için, ahireti mi bekleyeceğiz?
Evet, gerçekten ahireti mi bekleyeceğiz? Yani Cenab-ı Allah'ın cemali (güzelliği) sadece ahirette mi tecelli edip görünecek bize? Eğer öyleyse, dünyadaki güzellikleri kime vereceğiz o zaman? Bu güzellikler, başka bir güzelden mi geldi ki asıl güzeli görmek için cenneti bekleyelim?
Hocalarımız, çoğu dualarında işin içine dünyayı, daha uzun ifade ile umum kâinattaki güzelliği katmadan "Allah'ım ahirette cemalini göster bize." diye yakarış cümleleri kuruyorlar, farkındaysanız. Anladık da zamansız olan Cenab-ı Allah'ın güzelliğini müşahede, bizim için ahirete niçin kalsın ki? Bu duanın "Allah'ım dünyada gölgesini gösterdiğin güzelliklerin ahirette aslını göster." şeklinde olması daha isabetli olmaz mı?
"Bize burada tattırdığın leziz nimetlerini orada (ahirette) yedir." cümlesini "Burada bize gösterdiğin gölge hükmündeki güzelliklerin asıllarını ve membalarını göster." dememiz, daha isabetli. Asıl mesele, gölgesini gördüğümüz cemal ve kemâlin asıl membasını görebilmek için, ne yapmamız gerektiğidir. Bu dünyada, bu gölgelerin nereden geldiğinin farkında olmayan, ahirette o cemal ve kemâli, yani bu gölgelerin membalarını görebilir mi acaba? Görmek için, istihkak kesbetmek gerekiyor öncelikle. Yani, o cemal ve kemâli, dünyada iken görmek; gölgeden asla, zerreden şemse, ışıktan asıl ışığa intikal edebilmek gerekiyor. Yani önemli olan, asıl membayı, kaynağı görebilmeye istihkak kesbedebilmek.
Dünyada bu güzellikleri görebilen, insandan başka hayvanat cinsinden misafir mahluklar da var. Fakat hangisi güzellikten anlar ki? Bir kediyi ya da yüz kadar maymunu muhteşem bir sanat eserinin karşısına götürsek, belki seyrederler ama nasıl bir güzellikle karşı karşıya olduklarının farkında olabilirler mi? Bir maymunla yüz sene uğraşsak, maymuna "hayret" gözlüğü takabilir miyiz? Maymuncu olduğu bilinen birinin "İnsanların atası maymundur diyoruz, ama yıllarımızı verdik bir maymuna "ah!" bile dedirtemedik." itirafını okumuştum bir zamanlar. Bir "ah!" bile diyemeyen maymun, sanat karşısında "hayret" diyebilir mi?
Hayret, takdir, beğenme ve bunları ifade edebilme gözlüğü, meziyeti, melekût........
