Bursa Seyahatimiz
Bursa İttihad Derneği'nin davetlisi olarak 7 Şubat Cumartesi ve ertesi pazar günü Bursa'daydık. "Leyse'l haberü kel ayân" sırrını, Bursa'da yaşadık. Yani haber almak, görmek gibi değildir. Bizzat gittik, Bursa'yı, hizmet mekânlarını gezdik, arkadaşlarla görüştük; hizmet ile ilgili anlatılanlara bizzat şahit olduk.
Bursa'daki dostlarımız içinde, yıllardan beri görüşüp buluşamadığımız çok eski abi ve kardeşler vardı. Onlarla görüşebilmenin mutluluğunu yaşadık. Cumartesi sohbetine ve ayrıca ayda bir yapılan pazar günkü mütalâalı ders okuma programlarına katıldık. Ders ve sonrasında hususî sohbetlerle şevk aldık, tecrübeler kazandık, hizmet hatıraları eşliğinde muhabbet solukları soluduk. Trabzon mezunu kardeşlerle ve bizi uzaktan da olsa tanıyan veya yazılarımızı okuyan dostlarımızla hasret giderdik.
Önce, eskiden beri tanıdığımız müstakim dostum ve hizmet ve heyecan insanı Abdulbari kardeşim, bizi cumartesi günü, havaalanından aldı. Evvelâ, Osmangazi ilçesinde Ulucami yakınlarındaki bir işhanında bulunan Risale Haber sitesinin hizmet bürosuna uğradık. Orada bizi bekleyen Risale Haber Yayın Yönetmeni fedakâr kardeşim Kemal Benek ve Bursa'nın kadim hizmet erlerinden, hemşehrim Hüseyin Hiçdurmaz ile yine hizmet insanı Erol Babaoğlu kardeşlerle buluştuk. Hazırladıkları leziz yemekleri ve tatlıları tattık, çaylarımızı içtik, yorgunluğumuzu giderdik, hasbihal ettik. Eski dostlarla buluşunca, hatıralar eşliğinde bir nevi yakın Nur hizmetinin tarihini ve tarihçesini çıkardık. Müzakereler yapıp geleceğe neler bırakabileceğimizin muhasebesini yapmaya çalıştık.
Oradan yine Abdulbari kardeşle onun işyerine uğradık. Devamında, akşam namazını eda için Ulucami'ye geçtik. Namaz öncesi,Trabzon mezunu Yusuf Azman kardeşle buluştuk ve bize eşlik etti. Namazdan sonra, Trabzonlu olan müezzin ve imam hocalarımızla sohbet ettik. Ulucami'yi temaşa edip çoğu, 1880'de vefat eden hattat Mehmet Şefik Efendi'ye ait güzel hat yazılarını temaşa etmeye, anlamaya, okumaya çalıştık.
(Bursa'nın ehl-i hizmet kardeşlerinden Abdulbari Aydın ile birlikte Ulucami'de akşam namazındayız.)
Özellikle kıbleye göre sağ üst tarafta yer alan İbrahim Aleyhisselam ile Cebrail ve Mikail Aleyhisselam arasında cereyan eden karşılaşma ve bunun sonrasında, meleklerin semaya doğru yükselişinin simgelendiği tablo, dikkatimizi çekti. Onu seyrettik. Tablonun mahiyetini, yine Trabzon Diyanetin Yüksek İhtisası mezunlarından ve şu anda Bursa merkez Osmangazi Müftülüğünde vaiz olarak çalışan Taha Çakır hocamıza sorduk. Geniş bir açıklama yaptı.
(Ulucami'de kıbleye göre sağ duvarda bulunan ve yazının içinde tesbihe Hz. İbrahim Aleyhisselam'ın bütün varlığını vermeye razı olduğu levha)
Açıklamada, en çok da levhanın içinde geçen ve insan suretinde gelen meleklere, tekrar tekrar söylemeleri karşılığında İbrahim Aleyhisselam'ın bütün malını vermeye razı olduğu "Sübbûhun kuddûsün rabbünâ ve rabbü'l melâîketi ve'rrûh" tesbihi dikkatimizi çekti. Çok derin ve cevâmül kelim olan bu tesbihi,........
