menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

'Kötülük Problemi Var' Diye İtiraz Eden, Aslında Ne Demek İstiyor?

11 0
22.07.2026

Yeni bir şey ne söylemişler merakıyla; bazen deist, ateist gibi kişi veya grupları incelemeye, dinlemeye çalışırım. Hatta bazı yazılarımızda onlara yer verdiğimiz de olmuştur.

Son dinlediklerim arasında, İslâmî ilimlerde ileri seviyedeyken, felsefî okumalar sonrasında sıkıntılı hâllere düşen bir arkadaş da var. Ciddi bir şey söylüyor mu diye, kulak kabarttım biraz. Okuduğu felsefî kitapların zihnini yaraladığı her cümlesinden belli. En dikkate değer iddiasını "Peygamberler de felsefeciler gibi olmalıydı.Biz onların beğendiğimiz düşüncelerini almalıydık, beğenmediklerimizi de almamalıydık." cümleleri ile ortaya koydu. Başka şeyler de yumurtluyor. Onlardan da cihad ile ilgili olanı dikkatimi çekti. Yine, peygamberler getirdiklerini, tebliğle cihatla mükellef olmasalarmış. Ne gibi? Felsefeciler gibi. Onlar da cihad etmiyorlarmış ya.

Bir insanın bu kadar basitliğe düşebileceğini insan tahmin edemiyor gerçekten. Peygamber, felsefeci gibi olacaksa, İlâhî tebliğ, nasıl anlaşılacak? Böyle bir iddia için, insanın biraz utanması gerekiyor. Tebliğ ve cihad meselesinin altında da mükellefiyetten kaçış yattığı açık.

Kısa bir hayatta, böyle gevezeliklere gerek var mıydı? Yarın, dünyadan göçüp gideceğiz. Daha kabre girmeden, hakkımızda söylenecekleri şimdiden tartmak, duyar gibi olmak gerekmez mi? Kabrin arkasında, böyle esassız şeylerin insanın önüne döküleceğini düşünüyorum da nasıl bir mahcubiyet duyar insan diye, düşünmeden edemiyorum.

Aynı şey, hepimiz için geçerli. Kızma veya hararetli hâlimiz geçince bazen kendime çok kızıyorum. Değer miydi kameraya verdiğimiz hâller? Pozlarımız,daha kabre girmeden şimdi sana gösterilse; iyi ki yapmışım, konuşmuşum, kızmışım, köpürmüşüm diyebiliyor muyuz? Veya iyi ki yapmışım, diyebildiğimiz kaç hâlimiz var? Basit bir mesele için, insanları kırmak; gıybet gibi şeylere girmek, insanın şerafetine yakışmıyor.

Dinlediklerimden, "filodox" nâm bir delikanlı da vardı. O da acib bir girdaba girmiş. "Hayatın anlamı yoktur, hayata illa bir anlam yüklememek lazımdır." diyebiliyor.Bu kadar tedenni de olur mu, demeyin.Düpedüz var. Hayata anlam vermek yerine, başka teklifleri var arkadaşımızın. Bunlardan birisi, sabah saatlerinde kuşları seyretmekmiş.Halbuki en anlamlı seyir, sabah saatlerinde kuşları seyretmek. Buna anlam yüklememek mümkün mü? "Onların söyleşmeleri ve cıvıldaşmaları bir Sâni-i Hâkimin intak ve söyletmesi olduğunu" anlamanın tam zamanı sabah vakti. Denemesi bedava.

Son kulak kabarttıklarım arasında, konuşmalarında kendilerini "iki ateist" olarak tanıtan arkadaşlar da var. Biri Tufan Kıymaz isminde. Diğerini hatırlamıyorum. Niçin ateist olduklarını, bozuk plak gibi her defa tekrar ediyorlar. Fakat dinsizlik gerekçelerini dinleyince ağlayayım mı güleyim mi bilemedim. Çocukça bahaneler ve........

© Risale Haber