Haluk Levent'in AHBAP'ları ne zaman "Yaşasın şeriat!" der?
Bediüzzaman Hazretleri Mesnevî-i Nuriye'nin Reşhalar bahsinde şöyle bir cümle kullanıyor: "Ve keza, dünya ve âhiret saadetlerini temine kâfil ve kâfi olan şeriatı, nübüvvetini tasdik ve ispata kâfidir." Yani Peygamber Efendimiz aleyhissalatuvesselamın getirdiği dinin içeriği bizzat onun peygamberliğini ispata yeter.
Bu bahsi bir mecliste müzakere ettik bazı arkadaşlarla. "Şeriattan nasıl delil olur?" diye tartıştık. Şöyle bir mana tebarüz etti sonuçta: "Beşerî hukuk kaç asır daha ıkınırsa ıkınsın İslam'ın pir u pak fıkhı kadar kemalde bir yasa sistemi ortaya koyamaz. Tedbir itibariyle de koyamaz. Müeyyide itibariyle de koyamaz. Özellikle çocuk cinayetlerinden sonra sosyalmedyada kopan 'Kısasta hayat vardır!' fırtınaları bu hakikatin bariz ispatıdır."
Evet, beşer, kendi aklını vahyin önüne koyup kurduğu düzenle bizzat kendisini cendereye almıştır. Allah'ın vâzettiği nizamın üstünde bir nizamı İsviçre'den, İlgiltere'den, İtalya'dan, Fransa'dan, bilmem nereden dilenen devletler-hükümetler müzmin suçlara çare bulamamaktadırlar. Bundan mütevellid 'aydınlanmacılığın' dine üstenci bakışı artık epeyce kırılmıştır. Kibrinin şevketi baya baya sönmüştür. Çünkü karşı teşebbüsleri epeyce boşa düşmüştür. Yine de bundan dersini çıkarmaz. Hâlâ 'değiştire değiştire' bir kemale ulaşacağını sanır.
Haluk Levent'in AHBAP'ları meselesinde de ben bu hakikatin bir ucunu görüyorum. Nasıl? Mesela: Olayın mağduru(!) olan bu ahbaplardan hangisinin kapağını azıcık kaldırsanız size şöyle birşey söylüyor: "Geçmişte dolandırıcılık yaptığını bilmiyordum!" Veya diyorlar: "Geçmişte hırsızlık yaptığını duymamıştım."
Yani, sözlerine inanırsanız, kandırılan insanların büyük çoğunluğu Haluk Levent'in geçmişte yüz kızartıcı suçlardan mahkemelere........
