menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ramazan Günlükleri (20) Çölü yeşerten 'hüzün'dür…

17 0
18.03.2026

İnsan tabiatın bir parçasıdır; fakat sadece biyolojik bir parçası değildir. Onun iç dünyası da tıpkı yeryüzü gibi bir işleyişe sahiptir. Yağmursuz bir dünya nasıl çölleşirse, hiç hüzün görmeyen bir kalp de kurur. Sürekli güneş, sürekli parlaklık, sürekli keyif… Bunlar ilk bakışta cazip görünür; fakat hayatı yeşerten şey yalnız ışık değildir. Toprağı dirilten yağmurdur. İnsanı dirilten de yerli yerinde yaşanan hüzündür.

Hüzün, kalbin kırılmasıdır; ama bu kırılma bir yıkım değil, bir yumuşamadır. İnsan kendinden daha büyük bir hakikat karşısında durduğunda, sınırlılığını fark ettiğinde, yaptıklarının ve yapamadıklarının ağırlığını hissettiğinde kalbinde bir sarsıntı olur. Bu sarsıntı, insanı aşağı çekmez; aksine onu merkezinden indirir. Kibir çözülür, gurur incelir, iddia susar. İşte hüzün bu iç çözülmedir. Modern çağın en büyük yoksunluğu da tam burada başlar: insan artık çözülmüyor, sertleşiyor.

Bugünün dünyası hüznü tehlikeli görür. Üzülmek zayıflık sayılır; durup düşünmek verimsizlik sayılır; içe kapanmak psikolojik arıza gibi değerlendirilir. Bunun yerine sürekli oyalayan bir düzen kurulur. Eğlence, hız, tüketim, ekran, alkol, uyuşturucu, sınırsız haz söylemi… Hepsi insanın iç dünyasında oluşabilecek bir boşluk hissini bastırmak için devrededir. İnsan üzülmesin diye meşgul edilir. Fakat meşguliyet kalbi diriltmez; sadece uyuşturur.........

© Pusula Gazetesi