Yeni nesil okullar: Esnek müfredatlı öğrenim atölyeleri
Herkes zaten aynı şeyden bahsederken yinelemeye gerek var mı bilmiyorum ama ‘hayatın istisnasız her alanında radikal değişimler yaşanıyor’.
Diyeceksiniz ki ‘Kendimizi bildik bileli hep böyleydi’.
Doğru; ama bu kez hayatlarımız, şimdiye kadar hiç tanık olmadığımız bir ivmeyle değişiyor. Deyim yerindeyse ‘ışık hızıyla’…
Köylü-kentli, eğitimli-eğitimsiz de fark etmiyor bu defa.
Biz de bu topyekûn değişime ayak uydurmaya çalışıyoruz.
Sağlıktan ekonomiye, güvenlikten teknolojiye, tarımdan turizme, her konuda…
Eğitimle ilgili formlar, yaklaşımlar, kurallar ve uygulamalar da elbette bu değişen şeyler arasında. Hatta belki değişimin ve reformun en ciddi ataklarını eğitim alanında yaşıyoruz:
Okul kavramı, yüzyılın başlarında -henüz küresel salgın kavramı hayatlarımıza girmemişken- OECD-2001 raporunda öngörüldüğü biçimde ‘okul merkezinden çıkmış’ bir forma doğru evriliyor:
İnternet üzerinden hizmetiçi eğitimler, k12 bütünlüğünde çevrimiçi dersler, özellikle üniversitelerde tercih edilen online sınavlar, TV kursları, YouTube’daki mobil dersaneler, EBA, Teams, Zoom derken, dünyadaki toplam ağırlığı sadece birkaç gram olan bir virüsün neredeyse bir yıl içinde tümden dijitalleştirdiği bir dünya ile karşıyayız.
Ve tabii ‘Bu nasıl eğitim?’ diye sorguladığımız tuhaf bir düzenle…
Bu, neresinden bakarsanız bakın dünyanın ’u için sürpriz bir durum. Kalan %1 içinse bu durum bazen komplo teorilerinde geçen bazen fütürist politika metinlerinde dile getirilen bazen de kehanet diyebileceğimiz anlatılarda dışa vurulan öngörülerdi ve yani en çok %1’imiz için aslında sürpriz değil.
Peki eğitimde en radikal yenilik ne?
Ve bu bizi nereye sürüklüyor?
Bu iki soruya verilebilecek farklı farklı yanıtlar var. Görece öne çekilen ya da arkaya itilen durumlar,........
