menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sosyal Medya: 'Show must go on!'

6 0
27.01.2026

Hayat elbette güzel! Çok güzel hem de...

Ama hayatımızdaki her an, her ayrıntı, her fotoğraf, ‘sahibini’ -bizi yani- mutlu ve memnun edecek kadar güzel değil. Bu çok olağan; ama şimdi sosyal medya, bize ‘hayatımızdan seçkiler yaparak yeni iç-hayatlar oluşturma ve kendimizi, sınırlandırabildiğimiz çevremize o filtreden geçirilmiş hallerle yeniden sunma olanağı’ veriyor:

Al sana: Hayatımın güzel seçkisi eşliğinde ‘yeni bir ben’!

Ve yani Sosyal Medya tam anlamıyla sıradan hayatlardan sıradışı görüntüler sergisi. Bir gösteri, bedava bir şov sahnesi!

İşte bu, tarihte karşılaştığımız bütün yeniliklerden daha farklı bir şey. Acayip gönülçelen, eli klavye tutan herkes için sihirli bir olanak.

Geçmişten bugüne sanatın, ‘ama özellikle edebiyatın ve sinemanın’ yaklaşık olarak böyle bir işlevi vardı; ama ‘internetin’ ve artık kendi ileti kanalını, interneti de gölgede bırakan ‘sosyal medyanın’ eriştiği bu yeni iletişim boyutu, olanağı, fırsatı ya da yayılım hızı, ortaya edebiyatın tattırdığından çok daha farklı bir haz çıkarıyor.

Nobel ödüllü yazarımız Orhan Pamuk, Yeni Hayat romanının sonlarında bir yerde anlatıcıya ‘Benim zekâmdan kuşkuya düşen saldırgan ve alaycı okura ben de saldırgan bir şekilde, elinde tuttuğu kitabın her köşesine yeterince dikkat ve zekâ gösterip göstermediğini sorayım mı?’ dedirtir.

Baş döndürücü kullanım istatistiklerine burada girip kafanızı bulandırmak istemiyorum fakat biz de şimdi Instagram’ı, Facebook’u, X’i, Linkedln’ı, Badoo’yu, türlü türlü sosyal medya platformlarını -sözüm meclisten içeri, başta kendim olmak üzere- bu denli yoğun ve fütursuzca kullanan 4,7 milyar dünyalı, 69 milyon yerli sosyal medya okur-yazarına, dışarıya naklettiği her durumu, her görüntüyü, kopyalamaları ve az da olsa kendi görüşlerini, fikri üretimini, her defasında zekâ süzgecinden geçirip geçirmediğini sorsak yeridir.

Az önce ‘fütursuzca kullanmak’ derken kastım buydu.

İşin içine fazla zekâ katmadan.

Orijinal bir ürün oluşturmadan.

Özensizce, tüketim çılgınlığının yıkıcı bir türevi olarak...

★★

Evet, ‘yıkıcı’!

Çünkü elbette sosyal medyanın........

© Pusula Gazetesi