Üniversiteler ve kalkınma
Üniversiteler dünyanın, ülkelerin, ülkeler içerisinde de şehirlerin kalkınma lokomotifi, yol göstericisi ve toplumu gelecekteki gelişmelere karşı hazırlayan eğitim ve bilim kuruluşlarıdır. Evrensel bilim ve gelişmelere göre şekillenmesi gereken üniversiteler, aynı zamanda milli amaçlara hizmet eden ve bu doğrultuda bilimsel çalışmalar yürüten en üst düzeydeki eğitim-öğretim kurumlarıdır. Gelişmiş ülkeler, üniversiteler ve bilimsel çalışmaların öngördüğü doğrultuda kendilerini şekillendirmekte ve böylece ekonomik, siyasi ve teknolojik olarak öne geçmektedirler. Örneğin, Dünyanın en gelişmiş ülkesi kabul edilen Amerika Birleşik Devletleri (ABD), 1980’li yıllarda uyguladığı Arz-Yanlı iktisat politikasında, Arthur Laffer tarafından çalışılan araştırmanın temel prensipleri ile hareket etmiştir ve bu iktisadi politikalardan etkili sonuçlar alabilmiştir. Kendilerine özgü bilimsel araştırma yapabilen ve bunu pratiğe döken ülkeler taklitçilikten kurtulmakta ve başarılı olmaktadırlar.
İçinde bulunduğumuz 21. yy’da bilginin hızlı yayılması ve elde edilme kolaylığından dolayı, gelişmekte olan ve az gelişmiş ülkelerin üretilen bilgileri elde ederek kendi yapılarına uygun yol ve yöntemler geliştirmeleri durumunda başarılı olma ve kalkınma şansları artmaktadır. Bunun en güzel örneği, Çin, Japonya ve Güney Kore gibi ülkelerdir. Bu........
