Siz hangi tür oruçlusunuz!
Üç türlü oruç vardır; avamın orucu, havas’ın orucu, havassü’l-havas’ın orucu...
Avamın orucu günümüzde hemen hepimizin tuttuğu oruçtur. Yalnızca yemek-içmek gibi orucu bozan maddi şeylerden kaçınırız.
Havas’sın orucu sadece bunlardan kaçınmakla kalmaz, bütün uzuvlarıyla oruç tutarlar. Mesela, oruçlu ağızlarıyla asla gıybet etmezler, yalan söylemezler, birinin aybına bakmazlar. Ayaklarıyla haram yola gitmezler, elleriyle haram şey tutmazlar. Yani, özel bir hayatları olur oruçlu iken...
Havassü’l-havas’ın oruçları ise, aynı özellikleri taşımak ile birlikte kalbleriyle de aynı titizliğe sahip olurlar. Kalblerine Allah’tan ve Allah rızasından gayri bir şey getirmemeye gayret gösterirler. Mübah olan dünyevi sohbetler bile, onlar için orucu bozucu hallerden sayılır. Ahiret saadetinden gayri hiç bir şeyi akıllarına getirmemeye önem verirler. Dünya endişesi, para arzusu gibi duygular kalplerine gelirse oruçlarını yaraladıklarını kabul ederler...
Şimdi hep birlikte düşünelim...
Bizim orucumuz yukarıda saydığım hangi özellikleri taşıyor?
Malum Erzurum, Ramazan ayının en güzel şekilde idrak edildiği illerden biridir, hamdolsun. Maddi ve manevi bu kutlu ayın gereği yapılmaya gayret edilir. Garipler, yetimler her zamankinden daha fazla korunup kollanır. Yılın her günü alkol tüketen şahıslar bile Ramazan’da nefsine “bir dur” der.
Namaz kılmayanlar dahi beş vakti camilerde eda etme gayretine gider. Camiler dolar taşar, sadakalar her zamankinde fazla verilmeye çalışılır.
Bu güzellikler günümüzde az rastlanan has özelliklerdir... Ancak bazı özelliklerimiz de var ki hiç hoş değil ve İslam ile Ramazan ile hiç bir alakası yoktur.
Öncelikle orucun ruhunu bazılarımız hiç anlamaz!
Yalnızca sahur ile iftar arasında aç kalma olarak nitelendirir. Günlük hayatta yaptığı günahların üzerine birde orucu bahane ederek fazladan günah ekler! Sinir sitres yaparak ortalığı kırıp geçirir.
Trafik canavarı olur mesala...
Sırf oruçlu diye insanlara sert davranır...
Gün boyunca aç, susuz kalıp iftardan sonra sahura kadar da kumar oynar! Adını da Ramazan geleneği koyar!
İftar sofralarında kuş sütü eksik olmaz ama bir garibin karnını doyurmaz!
Fitre verirken dahi imkanı olduğu halde Diyanet’in belirlediği en alt limitten ödeme yaparak kendini kandırır..
Bu özelliklere sahip etrafımızda yığınla insan va maalesef...
Gelin bu Ramazan nefsimize zincir vuralım, tuttuğumuz orucun hakkını verelim. Yazının başında sıraladığım guruplardan olmaya gayret edelim. Yalnızca yeme içmeyi bırakarak değil, tüm kötülükleri terk ederek Ramazanı karşılayalım.
Tüm İslam Alemi’nin Ramazan ayını mübarek olsun.
