Bizim adam!
Bir zamanlar evin reisine ismi ile hitap edilmez, kısaca ‘adam’ derlerdi...
Öyle çok şey anlatan, öylesine içi dolu bir ifade ki...
Bu hitap, bir cinsiyet belirtmenin ötesinde mertlik, güvenilirlik ve mesuliyet yüklenen bir karakter tanımı olarak kullanılırdı.
Eskiler “adam” derken yalnızca evin geçimini sağlayan kişiyi kastetmez, ailesine sahip çıkan, sözüne güvenilen, emaneti bilen, gerektiğinde fedakarlık yapabilen kişiyi anlatırlardı.
Bir ailenin sorumluluğunu üstlenmek, verdiği sözün arkasında durmak, zor zamanlarda kaçmamak ve kendisinden beklenen ahlaki sorumlulukları yerine getirmekti...
Adam olmak, bir unvan değildi, bir emaneti taşımaktı.
Adam olmak, yalnızca erkek olmak........
