Hangi reklama güveneceğiz?
Teknoloji hayatımızı hızla değiştirirken hukuk da bu değişime ayak uydurmaya çalışıyor. 1 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği değişikliği, aslında yalnızca reklam sektörünü değil, internet kullanan hemen herkesi ilgilendiriyor.
Bugün sosyal medyada gördüğümüz bir ürün tavsiyesi gerçekten samimi bir kullanıcı deneyimi mi, yoksa ücret karşılığı yapılan bir reklam mı? Bir videoda konuşan kişi gerçekten o ürünü kullanmış mı, yoksa yapay zekâ ile oluşturulmuş bir dijital kopya mı? “Çevre dostu” denilen bir ürün gerçekten çevreye duyarlı mı, yoksa yalnızca pazarlama dili mi kullanılıyor?
Yeni düzenleme tam da bu sorulara cevap arıyor.
Yönetmeliğin en dikkat çekici yönü, reklam hukukunun ilk kez bu ölçüde dijitalleşen dünyaya uyum sağlaması. Sosyal medya etkileyicileri artık hukuken tanımlanıyor ve ücret, hediye ürün, indirim veya etkinlik daveti karşılığında yapılan paylaşımlarda “Reklam” ya da “Tanıtım” ibaresi kullanılması zorunlu hale geliyor. Üstelik bu ibarenin küçük puntolarla gizlenmesi de yeterli değil; tüketicinin ilk........
