Özgürlüğün Ölçüsü…
Özgürlük... Belki de çağımızın en çok alkışlanan kelimesi. Ama aynı zamanda en çok yanlış kullanılanı. Çünkü çoğu zaman özgürlüğü savunurken, aslında sadece kendi tercihimizin özgürlüğünü savunuyoruz.
Peki gerçekten özgürlük nedir?
Sadece benim istediğim gibi yaşayabilmek mi?
Yoksa benim tercihim kadar, benden farklı tercihleri olan insanların da hukuka uygun ve meşru hayat tarzlarını yaşayabilmesi mi?
Kanaatimce gerçek özgürlük, tek tip bir hayat tarzını hâkim kılmak değil; farklı giyim ve yaşam tarzı tercihlerinin bir arada var olabilmesine imkân tanıyabilmektir. Çünkü seçeneklerin fiilen ortadan kalktığı yerde özgürlükten değil, dayatmadan söz edilir.
Bugün birçok alanda "çeşitlilik", "kapsayıcılık" ve "farklılıklara saygı" kavramlarını sıkça duyuyoruz. Farklı kültürlerin, farklı kimliklerin ve farklı hayat biçimlerinin görünür olması gerektiği söyleniyor. Bu yaklaşımın temelinde, insanların kendilerini özgürce ifade edebilmeleri düşüncesi yatıyor.
Peki aynı ilke, farklı giyim tercihleri söz konusu olduğunda da aynı ölçüde geçerli mi?
Geçtiğimiz günlerde Kadın Millî Voleybol Takımımızın elde ettiği dünya şampiyonluğu hepimizi gururlandırdı. O genç kadınlar, disiplinleri, fedakârlıkları ve üstün mücadeleleriyle ülkemize büyük bir sevinç........
