Futbolda Kaybettiğimiz Şey!!!
Doğu insanı mağlubiyeti bilir.
Ama bir şeyi daha iyi bilir:
Erzurum'un ayazında büyüyen çocuklar bilir ki hayat bazen serttir.
Fakat insan yine de ayağa kalkar.
Çünkü bu coğrafya insana önce dayanmayı öğretir.
Belki de bu yüzden Doğu kültüründe başarıdan önce karakter gelir.
Kazanmaktan önce dik durmak gelir.
İşte son dönemde futbola baktığımda beni rahatsız eden şey yalnızca alınan sonuçlar değil.
Kaybedilen karakter hissidir.
Bir takım yenilebilir.
Dünyanın en büyük takımları da zaman zaman kaybeder.
Fakat bazı mağlubiyetler vardır ki skorla açıklanamaz.
Çünkü insan sahaya baktığında mücadele görmez.
İnsan bazen kaybeden ama savaşan bir takımı alkışlar.
Ama ruhunu sahaya koymayan bir takımı anlamakta zorlanır.
Son turnuvada yaşanan hayal kırıklığının temelinde biraz da bu duygu yatıyor.
Milletin canını acıtan şey mağlubiyet değil.
Mücadelenin eksikliği…
Eskiden futbol mahallede başlardı.
Yırtık ayakkabılarla.
Bazen tek bir topun peşinde onlarca çocuk koşardı.
Futbol önce bir hayal, sonra meslek olurdu.
Bugün ise daha futbolcu olmadan reklam yıldızı olan insanlar görüyoruz.
Henüz büyük başarılar gelmeden büyük şöhretler üretiliyor.
Henüz dünya çapında kalıcı eserler ortaya konmadan dev reklam kampanyaları hazırlanıyor.
Sanki sahadaki performans değil de ekranlardaki görünürlük daha........
