Kalbin Çağırdığı Yere Gitmek: Fuat Başar ve Fuadnâme
Bazı insanlar vardır; hayatları, seçtikleri mesleklerle değil, peşinden gittikleri sevdalarla anlam kazanır. Kimi bir okul sırasından, kimi bir atölye kapısından, kimi de incecik bir kamış kalemin ucundan kendi yolunu bulur. İşte Fuat Başar’ın hikâyesi de tam olarak böyle bir yolculuğun hikâyesidir.
Erzurum’da dünyaya gelen Fuat Başar, gençlik yıllarında Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde eğitim görürken hayatının yönü bambaşka bir yere çevrilir. Bir yanda tıp fakültesinin ciddi ve uzun yolu, diğer yanda hat ve ebru sanatının insanı içine çeken büyülü dünyası vardır. Fuat Başar, kalbinin sesini dinler. Beyaz önlüğün çağrısından çok, kamış kalemin, mürekkebin ve suyun üzerindeki renklerin çağrısına kulak verir. Tıp eğitimini yarıda bırakır; çünkü onun asıl tedavi edeceği yer, belki de insanın ruhuna dokunan sanat alanıdır.
1976 yılında hüsn-i hat sanatına ilgi duymaya başlayan Başar, 1977’de ebru sanatına yönelir. Bu sevda, sıradan bir merak olarak kalmaz; emekle, sabırla,........
