KADİM ŞEHİR
Palandöken heybetli dağ eteklerinde kadim şehir
Boşlukta akar zaman, şehrin kapıları kilitlenir
Kümbetlerden, uhrevi bir buğu yükselir semaya
Kahramandır şu tabyalar, matemlidir bu ova
Abdurrahman Gazi’den şehre uzanan şefkatli rüzgar
Bu şehrin anaları ehram içinde, ar, edep, haya saklar
Nice buğulu gözler, tırhışlı kapılardan yollara baktı
Şehrin vefakâr asıl sahipleri, bir bir toprağa aktı
Ey cefakâr şehir, nerede bağrında beslediğin evlatların
Hiç tükenmek bilmez mi göç yolunda kervanların
Ulu camide beş vakit gök kubbeyi çınlatan şu ezanlar
Giden dönmüyor, düşman olmuş geriye kalanlar
Nerede karanlığa kurşun sıkan nezih dar sokakların
Nerede babayiğit dadaşların, nerede imanlı kabadayıların
Nesillere abdest aldırdı, yangınını söndürdü dabakhane
Ekmek, iş, iklim, hepsi göçe birer bahane
Habip Baba türbesinin duvarında boy boy........
