menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Güçlü Ekonomi, Güçlü Aile: Kadın Üzerinden Kurulan Dengenin Hikâyesi

27 0
30.03.2026

Son günlerde kamuoyunda yeniden yer bulan bir tartışma, uzun süredir zihnimde yer eden önemli bir meseleyi tekrar ele alma ihtiyacı doğurdu. Kadın istihdamı ile nüfus politikaları arasındaki ilişki, zaman zaman keskin ve yüzeysel yorumlarla gündeme geliyor. Oysa bu mesele, çok daha derinlikli ve çok katmanlı bir bakışı hak ediyor.

Oysa kadın istihdamı ile nüfus politikaları arasındaki ilişki, sloganlarla değil; ekonomi, sosyoloji ve insan fıtratını birlikte okuyabilen çok katmanlı bir akılla değerlendirilmelidir.

Bugün sıkça dile getirilen bir iddia var: Kadının iş hayatına katılımı arttıkça doğurganlık azalır. Bu, ilk bakışta istatistiklerle destekleniyor gibi görünse de aslında eksik bir okumanın sonucudur. Zira mesele, kadının çalışması değil; çalışmanın nasıl bir sistem içinde gerçekleştiğidir.

Kadın, yaratılışı itibarıyla üretkendir. Bu üretkenlik yalnızca ekonomik değildir; aynı zamanda hayat üretme, yani annelik gibi eşsiz bir boyutu da içerir. Kadının çalışma hayatına katılması ile annelik arzusu arasında ontolojik bir çelişki yoktur. Çelişki, sistemin kadını bu iki rol arasında tercihe zorlamasından doğar.

Eğer bir ülkede kadın ya “kariyer” ya da “annelik” arasında keskin bir seçim yapmak zorunda bırakılıyorsa, orada sorun kadının tercihi değil, politikanın kurgusudur.

Gelişmiş ülkelerde doğurganlık oranlarının düşmesinin temel sebeplerinden biri de tam olarak budur.........

© Para Borsa